Yayınevleri ve Kişisel Eleştiriler
arkadaşlar öncelikle sohbetlerinizi, muhabbetlerinizi bayılarak okudum ve aranızda yer alıp fikir beyan edip sizinle tartışmak istedim. İyi bir okur muyum bilemeyeceğim kime ve neye göre olduğuyla göreceli bir konu bu ama yayınevleri hakkında genel bir bilgi paylaşımı yapacağım tabi ki bunlar tamamen şahsıma ait görüşler olacak ve eleştirilmek için yapacağım bunu o yüzden eleştirmenizi rica ederim.
başlangıç olarak bir kaç yayınevi değerlendireceğim yalnız eleştirileriniz doğrultusunda. yüzeysel eleştirilerim daha derin ve yoğun bir biçimde açabilirim. teşekkrüler...
CAN Yayınları: Öncelikle kişisel olarak sevdiğim bir yayın evi. yalnız şöyle bir gerçeği vardır ki "pahalı". Evet bu firma yayınevinden çok benim gözümde tamamen yolmaya hazır tavuk arar gibi geliyor. en kötüsü de umberto eco'nun basım hakkının bu firmanın elinde olması. baskı dizgi konusuna gelirsek. klasik çizgisi çok hoşuma gidiyor bir ara tasarım değiştirmeye niyetlendiler ama, raflarda yan yana koyduğumuz zaman iğrenç bir renk karmaşasına sebep oldular. kayıp ettikleri telif haklarından en çok sevindiğim ise herman hesse dir sanırım. not: çevirmen konusunda bana göre %80 gibi doğru tercihlerden dolayı Türkiye'nin aktif haldeki en iyi çevirmen kadrosuna sahiptir diyebilirim. örn: Şadan KARADENİZ
YAPIKREDİ Yayınları: Kesinlikle klasik çizgiler konusunda vazgeçemeyeceklerim dendir. yalnız konunun hemen başında kendilerini kınamadan başlamayayım. sadece kitap fiyatları düşmesi derdinden binlerce kitabı imhaya gönderen yayınevini protesto ediyor ve telafisi için toplu bir kitap bağışı yağmadığı sürece kitaplarını alamayacağımı söylemek isterim. fiyat konusunda kesinlikle sadece kendi yerlerinden almanız tavsiyesini verebilirim. aracı firmalardan aldığınız takdirde indirim imkanınız olamayacaktır. ayrıca başarılı bulduğum özel serileri deltaların sahibi olduğu yayın evidir. onlarında şahsımca tek eleştirilecek yanı boyutları olabilir. baskı dizgi konusunda yılların tecrübesinin vermiş olduğu tecrübeyle zaten pek eleştirilecek yönü yoktur. Pek bizi ilgilendirmese de en büyük kaybını yönetim kurulu atmalarında yaşamış bir yayın evidir.
CEM Yayınları: hala klasik okuyacağım zaman ilk aklıma gelen yayınevleri arasında dır. sahaflarda ne zaman denk gelsem eksik kalan cem yayın evi klasikler kadrosunu tamamlamak için baya vakit harcarım. baskı dizgi 1980 ler döneminin iyilerindendir. zaten eski kitaplarının hala sağlam kalabilmesi işlerini ne kadar iyi yaptıklarını göstermek için yeterlidir diye düşünüyorum. çok fazla eleştirelecek bir yanını bulamadığım güzel bir yayın evidir.
ALTIKIRKBEŞ Yayınları: Nedense bana hep arada kalan yayın evi gibi geliyor. Bir kitabını alıyorsunuz inanılmaz güzel bir çeviri kusursuza yakın. Bir kitabını alıyorsunuz bildiğiniz redaksiyona uğramış çeviri. baskı dizgi konusunda %50 nin üzerine çıkamayacak yayın evidir. hobbit'in yayın hakkını iyi değerlendirememiş ve bunun gibi bir sürü kayıp ettiği kültler vardır. belkide var olan büyük piyasanın orta boy balığı olmak olabilir sorunları. daha çok çalışması gerek diye düşünüyorum.
VARLIK Yayınları: Hele ki bide 1960 - 1980 arası baskıları ise, o pürüzlü kapağı ince saman kağıdı kesinlikle 1,5 porsiyon söyleyip yenile bilecek kıvamdadır. bahsettiğim dönemleri içinde kusursuz bir yayın evidir. yalnız problem o dönemde takılıp kalıp kendini yenileyememesidir. Harice bugun bile bir albert camus "yabancı" kitabını varlık olmazsa zevk almadan okuyamam. dileğim eski şaşalı günlerine döne bilmeleridir. haricen vasatın altında olarak nitelendirebilirim.
ODA Yayınları: Ben bu yayın evini Jack LONDON'la sevdim, yalnız kaderi varlık yayınları ile aynıdır. kendileirini gelişen piyasadan uzak tutmuş ve zirve de oldukları dönemde kalmışlardır. Bu tip yayın evlerini eleştirmek bana doğru gelmiyor. en azından iyi bir fizibilite yapmadan.
METİS Yayınları: Bu yaynevini duyduğum zaman aklıma ilk gelen FRP dünyası kusursuz biilm kurgular. Metis'in ilk dönem çizgisi ile bugunu kıyaslarsak kesinlikle kendini hızla geliştiren bir yayınevi diyebiliriz. 2000'li yılların başlarında parasını veren herkesin kitabını basarım tarzı yayınevinden sıyrılma çabaları ve ellerine geçen lotr kozunu çok iyi kullanmaları sayesinde şu anda gerçekten türkiye sınırları içinde ilk 10 olabilecek yayınevi diyebilirim. özellikle lotr, yerdeniz öyküleri gibi kültleri tek cilt halinde toparlayıp bize görsel bir şölen vermesi ayrıca yerine +1 vermiştir. çevirmen konusunda güzel yenilikler yapmış ve bunları güzel pazarlamış yayın evidir. kendilerine en büyük eleştirilerim fiyat konusunda olabilir. zaten sürümünden kazanma şansı olduğu kitapları fahiş fiyatlardan, minimize hale getirse belki de türkiye'de ilk3 olabilecek bir yayınevidir.
DOĞAN yayınları: Bu sektörün sanırım tamamen çılgın ticaret boyutunu yapan 3 yayınevinden biridir. birileirnin bu insanlara yeter kazandığın bizi rahat bırak demesi gerekir. Kapak 10 numara Çeviri 10 numara dizgi baskı kusursuz fiyat tecavüz boyutunda. kesinlikle sadece 2. el olarak aldığım ve asla sıfır kitaplarını almayacağım yayın evidir.
BORDO SİYAH yayınları: Şu kadar söyleyebilirim hayalim yaşayan en değerli kütüphanelerden birini yapmaktır. hali hazırı da 2000 e yakın kitabım mevcut. içinde belki de tek olmayan yayınevidir. bana göre bir kitapta özen gösterilmesi en önemli konu yazarın emeğidir. adam sen kalk 1200 sayfalık bir kitap yaz, yayınevi insiyatifin de satabilmek için bunu 80 sayfaya indir. 5 liraya sat sonra büyük yayıneviyim de. afedersiniz de değil büyük yayınevi benim gözümde kağıtcıdan başka bir şey değilsiniz. haricen baskı dizgi ve 80 sayfalık çevirileriniz hiç para etmez gözümde.
ADAM Yayınları: Eleştirmeyeceğim sadece tavsizye de bulunabileceğim bir yayın evi. Eğer rafta bir adam yayınları baskısı bir şiir kitabı görürüseniz mutlaka alın. ADAM yayınları adamdınız da kapitalist düzenin çarkları sizi de yemiş üzgünüm.
İŞBANKASI yayınları: :Hasan Ali YÜCEL serisi şu an toplamaya çalıştığım seridir. klasik baskı dizgi ve kapak tasarımı kullanıp bunun fiyatını kitaplara yansıtan yayın evidir. kesinlikle tavsiyelerim içindedir. çağdaş edebiyat ve klasik edebiyat konusunda ilk 3 te tutabilceğim bir yayınevi dir. indirimlerinden faydalanabilemk için kitaplarının yerinden alınması gereklidir. tek kusurları sanırım son editasyon sürecini tam yapmamaları olabilir. ufak tefek baskı hataları mevcuttur ama okumayı ve akıcılığı etkilediğine hiç denk gelmedim.
İLETİŞİM yayınları: metis yayın evi gibi 2000 li yılların ardına güzel bir atak gerçeklestirmiş orhan pamuk la zirve görmüş bir yayınevidir. fiyat konusunda doğan yayınla aynı kriterleri takip etmektedir. belki bir tık daha uygun olabilir. ayrıca bünyesinde idollerimden sezgin kaymaz gibi bir yazar bulundurduğu için +1 le yerini bir sıra yükselte bilen bir yayın evidir. baskı dizgi ve çeviri konusun da %70 lerde kalacağını düşündüğüm gene de Türkiye'de yeri yadsınamayacak bir yayın evidir.
İTHAKİ Yayınları: baskı dizgi ve kapak tasarımı konusunda kesinlikle pek tartışmaya gerek duymadığım yayın evi. hele ki bir tek cilt Edgar Alan POE basmışlardır ki yemede yanında yat. türkiye'de fantastik bilimkurgu dendiği zaman ilk aklıma gelen yayın evlerindendir. Altıkırkbeş yayınevi ile araların da kan davası mı var bilemicem ama, sanırım onlara hayatlarının çalımlarını tolkien orta dünya kitaplarında atmıştır. Fiyat konusuna gelirsek kesinlikle protesto edilecekler arasındadır. türkiye'nin en pahalı yayınevleri arasındadır. sanırım satış politikları ister al ister alma malzeme bu aga. Klasiklerde kısaltmalar konusunda pek taviz vermeyen bir yayınevidir. Kesinlikle durumu olan var ise bu yayınevinin bastığı klasikleri alıp okuyup arşivleye bilir.
ALTIN Kitaplar: Bir çoğunuzun eminim evin de mevcuttur o kalın karton kapaklı baskılar. Bana göre kitap odur. kağıt kalitesini ve kapak kalitesini düşürüp ters orantı ile fiyatını yükselten günümüz yayınevlerine.Hediye edilmese gerekne baskılar. Baskı ve Dizgi hataları konusunda biz kendi çevremizde de çok geyiğini yaptığımız bir yayınevidir. O dönemin şartlarını ve imkanlarını göz önünde bulundurusak ki bunun içine askeri siyasi diktatorya dönemleri de dahildir. zorunlu çıkarmaların olduğu klasikleri mevcuttur. Rus edebiyatını genelde bu yayınevinden tercih etmeme sebebim budur. Tabi ki HASAN ALİ EDİZ kozu ile bu açığı çok şekilde kapatmışlardır dip not olarak söylemek gerekir. Kapak tasarımı cilt ustune giydirme olan, ve kapağın üzerene soğuk mühür tarzı baskı yapan bu şekilde benim gönlümü ayrı bir çalan yayınevidir. Yiğidi öldür hakkını yeme. Değersiz kitap mutlak olarak yoktur ama baskı önceliği olmayan yüzlerce kitabı da bize kazandırmıştır. Çeviriler konusunda kusurrsuz diyemeyeceğim ama kesinlikle baştan savma olmayan güzel çevirileri mevcuttur. Bu bahsettikleirm eski altın kitaplardı günümüze gelecek olursak. elindeki kozu kesinlikle değerlendirmeyi bilen bir yayın evi sonuçta stephen king'in yayın hakkı herkese nasip olmaz.Tahminim kırılma noktalarından biride metal fırtınanın ülkenin üzerinde estirdiği kaos dönemiydi ki Türkiye için büyük bir politik kurgu furyası başlatmışlardı. haricen Dan BROWN, Agatha CHRİSTİE, Canan TAN gibi kült lerde bünyesin de mevcuttur.
EPSİLON Yayınları: Yabancı dilde yazılmış bir kitabı bulunduğun ülkeye kazandırmak öncelikle cesaret ardından büyük bir özveri ister bana kalırsa. İtalyan'ca yazılmış bir kitabı İtalyancadan dilimize çevirmez isen dokusu kaybolabilir. "YEAAAA adamlar zaten ingilizce'ye çevirmişler biz de ordan çevirelim nerden bulcaz İtalyan tercüman'ı" gibi bir zihniyet hoş değil diye düşünüyorum. Kesinlikle çevirmen konusunda 10 üzerinden 3 ile diplerde gezen bir yayınevidir. Sanırım aklımda kalan en iyi çevirmenlerinden biri Sibel ALAŞ'dır. Taht Oyunlarını çevirirken büyük emek sarf ettiği kesinlikle bariz ortadadır. Ülke medyasını çok güzel kullanabilen bir yayınevidir. Eğer bastığı kitabın satmasını istiyorsa bunu istediği şekilde yapabilen bir yayınevidir. Kapak tasarımı konusunda son 2 yılda düzelme var ama öncesi için orta hali diyebilirim. Baskı dizgi derseniz sadece bir kaç kitabında beni yavaşlatmaya sebep olmuş hatalarına denk geldim. haricen orta halli bir seviyede olduklarını söyleyebilirim. Bana kalırsa bu ve bu tarz büyük bütçeli firmalar ayrı ayrı başlıklarda uzun uzadıya eleştirlmesi gereken firmalar. Sonuç olarak ne kadar hoş olmasa da malesefki kitap popularitesini bu yayınevleri belirliyor.
PEGASUS Yayınları: İşte burada bana kıza bilirsiniz. Kesinlikle rezalet bir yayınevi. Bestseller avcısı, Dizgi hatası rekorları, Bakı hatası uzmanı, çevirmen düşmanı. aslında burada yapmak istediğim yayınevinin iş politikasına bulaşmak değil ama bunlara bulaşmadan olmaz. Çevirmenin hakkını zamanında ve tam vermezsen karşılığında rezalet alırsın sayın yayınevi. Elimde ki Pegasus kitaplarını da hediye edip kitaplığımda hiç bulundurmamaya özen gösteriyorum. ya mürekkepleri olmaz, olsa da çok olur kağıt mahvolur sorduğun zaman büyük firmayız seri baskılarda bu olabilir cevabı ile iyice çileden çıkaran. çevirileri okurken yorulduğum yayınevi. hakkını yemeyeceğim açlık oyunları serisinde düz bir çizgi kazandığını düşündüğüm ama daha sonra tekrar sıvayan yayınevi. her kitabının arkasına önüne ön yazı niyetinde büyük medya kuruluşlarının övgü dolu sözleriyle insanların dikkatini çekmeye çalışan tuhaf hareketin başlatıcısı ve sahibi yayınevi. siz baskı dizgi ve önüne gelen kitabı türkçe'ye çevirip kutsal kitapmış gibi satmaktan vazgeçmediğiniz sürece sizi protesto edip her yerde bunu dile getireceğim. keith ablow'un 4 sene önce yine pegasus tarafından basılan "intihar cinayet" isimli kitabının adını "otopsi" diye değiştirerek, içerikte nokta ve virgüle bile dokunulmadan, yeni kitap olarak yutturmaya çalışmaları ayrıca bir tiksintiye sebep olmuştur.
MARTI Yayınları: Ucuz etin yahnisi diye başlıyorum. Neyse ki sherlock holmes'ler kurutuldu ellerinden. Bu fiyata bu kadar diyebileceğimiz bir yayınevi. Sen 3 5 liraya kitap alıp huaaa bunun imlası problemli baskısı kötü, yazarın kendi cümlelerinden çok çıkılmış dersen. Bence sorun sende arkadaşım derim. Evet bu yayınevi kötü dizgi baskı tasarım editasyon redaksiyon yapıyor ama ona göre de fiyatı var. Sanırım kendileri de inkar etmiyorlar bunu. Gene de fiyat ve kalitesini doğru orantılı götürdüğü için tebrik ettiğim yayın evi. alır okur muyum hayır tabi ki.
DERGAH yayınları: Bu yayınevi için baskı cilt ıvır zıvır konuları gündem etmeyeceğim kesinlikle yeri bende çok önemli bir yayın evi. siyasetten demogojiden uzak sadece işini yaptığına inandığım nadide yayın evlerinden. nurettin topçu, mehmet kaplan, ahmet hamdi tanpınar, ibnülemin mahmut kemal inal, abdülhak hâmid tarhan, ömer seyfettin, ahmet haşim, hüsrev hatemi, mustafa kutlugibi yazarların bütün eserlerine bu yayınevinden laşmak mümkündür. edebiyat alanında bizi yalnız bırakmamasını temenni ederek. internet üzerinden çılgın kampanyalar yapmasını beklediğim yayınevi.
KABALCI yayınları: baskı dizgi kalitesi ortalamanın gayet üstünde güzel bir yayın evi. sosyoloji kitaplarına özel ilgi göstererek toplamaya çalışırım. haricen son dönemde hacizlik bir durum olduğuna dair bir kaç bilgi almıştım doğruluğunu teyit etmedim ama, bu tip yazar ve kitap katili olmayan yayınevlerine sahip çıkmak gerektiğini düşünüyorum. bu nedenle imkan buldukça beğendiğim kitaplarını sıfır alıyorum. bu tip yayın evlerin ide kaybedersek sanırım okuyacağımız yeni pek bir şey olmayacak.
REMZİ Yayınları: Nedense bu yayınlara bir sempati duyuyorum. Belki de kendilerinden taviz vermemeleri sebepleri. psikoloji sosyoloji vs alanında ki kitaplarımı seçeceğim zaman yazarını tanımasam bile remzi kita eviyse direk çekip alıyorum. Hayatımın bir döneminde şans eseri eski ciltlerine sahip olma şansına eriştiğim için ilk baskılarını, kalın kapak baskılarını hatta kapaksız baskılarını tek tek inceleme şansı bulup çeviri konusunda %75 lerin üzerinde not vermemi sağlamıştır. Özellikle ilk kitaplarında günümüze tek tek inceleme yapıldığında nasıl güzel bir gelişme süreci izlediğini görmek yayınevinin cidden işine önem verdiğine inanmama sebep oluyor. Günümüz edebiyat katili yazarların telif haklarının elinde bulunmamasından dolayı bildiğim kadarı ile mali açıdan zor bir dönem geçiriyor. vizyonunu değiştirmeye ihtiyacı var gibi. gene de bende yerin güzel remzi kitapevi.
İNKİLAP yayınları: kapak, baskı, dizgi konusunda %60 lar da kalan yayınevidir. Bu basmayı tercih ettikleri kitapların kötü olduğu sonucunu çıkarmasın. Çok beğendiğim eserler basılmış, türkçe'ye çevriilmiştir. Sanırım en büyük eksiklikleri reklam. İyi bir reklam kampanyası yürütmeye başladığı takdirde bu piyasa da yerini daha da sağlamlaştırabilir.
KORİDOR Yayınları: İlk olarak kapak tasarımlarına değinmek isterim. Siyash beyaz kapak tasarımları ile hedefledikleri dikkat çekme olayını yakaladılar diyebilirim. şaşalı kapklar yerine göz yormayan ama dikkat çeken kapak tasarımları ile raflarda göze batarak güzel bir reklam yaptılar. haricen polisiye romanların ülkemizde para ettiğini iyi bir fizibilite ile yakalayıp piyasa da tutunmayı başardılar diyebilirim. Bastıkları 10 kitabın 4 gibi bir rakmla ortalama da olabilecek yayınevi. çeviri konusunda vasat olarak nitelendirebileceğim ama birşeylerl kıyaslamak gerekirse "pegasus" "epsilon" "martı" dan çok daha güzel bir yayınevidir. Çevirmen konusunda da çıtalarını yükselte bilirseler ülkemizde çok güzel yerlere gelebilirler.
BİLGİ Yayınevi: Muzaffer İZGÜ, Atilla İLHAN, Sait Faik ABASIYANIK, Nazım HİKMET vs evet bu devlerin bir zamanlar bu yayınevinde oldukları ve yayınevinin yavaş yavaş bunları kaybettiği gerçeği beni çok üzüyor. kendilerine özgü has tasarımları ile her daim hoş olacakladır. son dönem diyebilecğimiz turgut özakman döneminde güzel bir çıkış çizgisi yakaladıklarını düşünüyorum. objektif olarak bakarsak çok inişli çıkışlı bir yayın hayatları yoktur. baskı dizgi tamamen kendilerini özgü olduğu için kolay kolay eleştirme şansı olmuyor. Gene de türkiye'de ciddi anlamda yerleri yadsınamz ve özel bir yayınevidir.
ENGİN Yayınevi: Nasıl deyim çeviri diyorsanız sanırım mükemmeliyet kelimesni yakın çeviriler alabileceğiniz bir yayın evi. kesinlikle fiyat konusunda diğer yayınevlerine göre çok çok daha uygun. eğer bir klasik arıyorsanız ve çevirisi güzel olsun ucuz olsun kapak falan dert değil diyorsanız ilk tercihiniz olabilir.
LİTERATÜR Yayıncılık: Çok fazla roman baskısı yapmamakla birlikte olanları da tarih üzerinedir. haricen çok güzel ders kitapları çevirileri bulunmaktadır. sanırım bu yayınevinden en çok faydalananlar mimarlar olabilir. Kapak konusunda çok bir şey beklememinizi tavsiye ederim. İçerik konusunda rahatça güvenebilirsiniz.
KIRMIZIKEDİ Yayınları: Bu yayın evi hakkında çok bir bilgim olmadığı için PULSTAR hocamdan destek alarak yazıyorum. Sanırım ikimizde baskı konusunda malzemeden çalmadıkları konusun da hem fikiriz. Yalnız haricen benim dikkatimi çeken kapak larının normalinden sanırım biraz ince olması. hocam da bende baskı hatasına denk gelmemişiz. Çevirilerini okumadığım için bir şey diyemeyeceğim. ama sanırım hocam bir sorunla karşılaşmamış.
Sevgili arkadaşım, resmen makale yazmışsınız bu konuda sizi gerçekten tebrik ediyorum.
Katıldığım yerler oldu gerçekten de. Kitapların fiyatı malum. O konuda hepimiz sıkıntılıyız. Bir de kağıt maliyeti de arttı ki bu bizim için kötü bir şey. Ben CAN, YKY, İş Bankası, Doğan, Metis ve Sel Yayınlarını çok seviyorum. Tuzlu gelince ikinci ele ya da ekitap satın alma yoluna gidiyorum. Ama kütüphanemde bulunsun ara ara açayım tekrar tekrar okuyayım dediğim eserleri kesinlikle basılı şekilde satın alıyorum. Buradan 2. el kitap sağladım pek çok, takas zaten harika bir olay, bir de sahaflara gitmek var biraz masraflı olsa da toptan alışveriş yapabiliyoruz. Onun dışında birçok klasiği tam metin bulmak çok zor dolayısıyla tam metin çevirenler çok değerli. Mesela Can Yay. Savaş ve Barış 2 Ciltlik. Fiyat cidden tuzlu dolayısıyla 2. el bekliyorum.
Pegasus konusunda gerçekten yürekten katılıyorum. Martı da sevdiğim yazarlar olunca tercih ediyorum bir de gerçekten uygun kitapları ama kalitede ona göre pek tebii ki. Epsilon kolay kolay bulaşmayacağım bir yayınevi, seri katilleri onlar.
teşekkür ederim fırsat buldukça irili ufaklı bütün yayınevleri hakkında yorum yapmaya çalışacağım. can yayınları "can"ımızı çok yakıyor ama temennimiz isyanımızı görüp telif hakkını elegeçiridği yayınlarda bize abanmaktan vazgeçmesi temennisi ile bekleyeceğiz.
e kitap satın almıyorum bir iki kere denedim sonra gidip okuduğum kitabı tekrar satın aldım. O kitap elime değecek yoksa içim içimi yiyor.
benim klasik tavsiyem cem oda varlık sahaflarda ucuz ve bolca mevcut ve günümüz de bile hala o kadar iyi çeviriler yapılmıyor. İş bankasını hariç tutuyorum.
Öncelikle ellerine sağlık, muazzam tespitlerle dolu bir makale olmuş. Biraz daha yayınevi eklersen sevinirim; İnkılap, Remzi, Koridor, Bilgi... Bunlar olmayanlardan aklıma gelenler.
Ayrıca Zoya'nın yazdıklarına da katılıyorum.
Benim yakınmak istediğim bir yayınevi var.
ALTI KIRKBEŞ YAYINEVİ:
Sevgili Kaan Çaydamlı, Şenol Erdoğan, Erol Egemen, Mehmet Öztekin vs bi kaç daha ıvır zıvır çalışan. Kaybedenler Kulübü filminin ekmeğini bandıra bandıra yiyorsunuz oturduğunuz yerden. Ben hayatımda bu kadar tembel, özensiz, okuyucuyu kaale almayan, düzensiz bir yayınevi daha görmedim.
TEMBELSİNİZ hiç bir fuara gitmezsiniz, tanıtım yapmazsınız, pek rağbet görmedi diye 2. baskıyı yapmazsınız.
ÖZENSİZSİNİZ dizgi hatası, redakte hatası, basım hatası, hatta basamayış hatası yaparsınız. tabi bu her yayınevinde olur ama siz politika haline getirmişsiniz.
bunların kapak tasarımlarına bir şey demiyorum, güzel oluyor harbi kapaklar. Özellikle Kafka serisi. Ki o serinin de çevirileri herkesin malumu.
Uzun zamandır beklediğim bir kitap vardı. Türkiye'de bu kitabın varlığının bile bilindiğinden şüpheliydim. Kitap Californication dizisinin içindeki karakterin bi kitabı. Bukowski-Burroughs tarzı yazılmış bir kitap; Tanrı Hepimizden Nefret Ediyor. bayaa sevinmiştim kitabın çevrildiğini görünce. bundandır gittim ve hemen önsipariş verdim. REZALET. kapak tasarımından çevrimine, dizgiden redaktesine kadar berbat. halihazırda Tolkien, Kafka ve Phillip K. Dick kitaplarını mahvettiğiniz yetmemişti, bunu da yaptınız.
LANET OLSUN HEPİNİZE. GÖZÜMDE EPSİLON YA DA PEGASUS'TAN ÇOK DEĞERİNİZ KALMADI.
biraz sinirlendim, kusura bakmayın. 1 haftadır çok sinirliyim.
Ayrıntı ve Kırmızıkedi de var; şimdi aklıma geldi. :)
Haa bu arada çok değerli Ayrıntı Yayınlarını unuttuk. Harika kitaplar yayınlıyorlar. Zaten çizgileri belli, bir de puntoları küçük olmasa daha iyi olacak :)
pulstar, hocam elimden geldiği kadar ekleyeceğim isteklerine öncelik göstereceğim. hele bir remzi dedin bak içim kıpır kıpır oldu :)
clockworkalex, onlar zaten bulmuşlar cezalarını. başlarında bir ithaki belası var gözlerini açamıyorlar :)
Ben de aklıma gelenleri bir çırpıda yazayım. :)
Can Yayınları: Fiyat politikalarından ödün vereceklerini sanmıyorum. Umberto Eco kitaplarını Doğan Kitap'a kaptırdılar ancak Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi Eco'yu Eco yapan kitaplar hala bunlarda ve 50 TL gibi fiyatlar çekiyorlar. O paraya öküz alırık oğul gibi bir durum var.
Doğan Kitap: Can Yayınları gibi bunlarda da fiyatlar yüksek. Biraz daha insaflılar sadece. D&R, idefix ve hepsiburada.com gibi Doğan Holding siteleri sayesinde arada bir güzel fiyatları oluyor, takip etmek lazım. Ayrıca 14x23 cm ölçüsünde çok diretiyorlar ve bu ölçekteki kitaplarını okumak acayip sıkıntılı oluyor.
DİPNOT: Bu mesaj üzerinden ekleme yapacağım.
@Pulstar aynı şey aklıma gelmiş görmeden yazmışım. Kırmızı Kedi de kesinlikle. Bir de ON8 Yayıncılık da güzel gibi.
Okuyan insanlar gerçekten görüyor bu yayın evlerini. Fakat pahalı olanlar halen satıyor ilginç olarak orası ilginç tabi. Değerlendirmeler çok güzel ve hepsine katılıyorum. Bazı yayın evleri ile pek alakam olmadı. Ama özellikle büyük ve çok sayfalı kitapları ciltli yapılması gerekiyor. Bu konuda en iyi kitap evi benim bildiğim kabalcı o zaman para ne ise veriliyor. Mesela dergah yayın evinden Mukaddimeyi aldım ya iki ciltte 600 sayfa olmuyor işte karton kapat deforme oluyor. 20 TL fazla verirdim cilti alırdım.
Bir de Güncel Yayıncılık var Federico Andahazi kitapları ile tanışmıştım bu yayıneviyle. Ama sanırım aktif değiller artık.
Pegasus eleştirilerine tamamen katılıyorum. Keith Ablow'un Psikopat kitabını okuma talihsizliğini yaşamıştım. Çeviri öylesine berbattı ki lise öğrencileri google translate kullanarak çevirmişler galiba diye düşünüyorum hala. Çok basit bir örnek olarak Amerikan mahkemelerinde yargıca hitaben kullanılan "your honour" kalıbını "sizin onurunuza" diye yazabilecek kadar çeviriden bihaber kişilere bu iş nasıl verilmiş hayret ediyorum
Altın Kitaplar yayınevi de son dönemde çok özensiz işler yapıyor maalesef. Stephen King kitaplarıyla tanıyıp sevmiştim bu yayınevini ama yıllar evvel okuduğum Mahşer kitabının aslında 400 sayfalık bir kitap değil 1000 küsur sayfalık bir kitap olduğunu öğrenmem ve kara kule serisindeki Çorak topraklar kitabını ikiye bölmelerinin açıkgözlülük olduğunu düşünmem sebebiyle kendilerine olan sevgim azaldı. Hele son dönemde yayınladıkları Stephen King kitaplarındaki hatalar da hiç öyle ufak tefek şeyler değil. "Kubbenin altında" kitabında microsoft word programının özelliğini kullanarak aynı kelimeleri otomatik tekrarlama özelliğini yanlış kullanarak Duke ifadesini örneğin "gördük" kelimesini görduke şeklinde bir kaç kez yanlış yazmaları bir örnek. "Doktor Uyku " kitabında da “Bazen bezelye ve tofuyla (bunu kimse bilmez, frekansı daha sık bir şeyle değiştirmeni öneririm.) şeklinde bir cümle var. Parantez içindeki ifade çeviriyi kontrol eden kişinin çevirmene tavsiye ettiği bir şey. Bizim millet tofuyu bilmez, patates falan diye değiştirirsen daha anlaşılır olur demek istemiş. Ama bu ifade kitapta aynen kalmış. Bunlar yenilir yutulur hatalar değil aslında piyasada yıllardır bulunan bir yayınevi için. Yapılan işlerin kontrolü hiç yok demek ki.
@thyructus: Altın kitaplar iyice su koyverdi. Kitap boyları ve kağıt kaliteleri bile farklı farklı.
Stephen King'in Mahşer kitabı deyince aklıma geldi. Epsilon Tom Clancy'nin Kaplan'ın dişleri kitabını yayınlamış. 424 sayfa ve 20 TL
İşin fiyasko tarafı kitap orijinalinde yanılmıyorsam 700-800 sayfa, Epsilon kısaltmamış. Şak diye yarısında bitiyor. Sanırım 2 cilt basmayı düşünmüşler ancak 2. cildi basmamışlar. En heyecanlı yerinde birden bitiyor kitap, öylece kalıyorsun.
@thyructus hayret içinde kalarak okudum yazınızı. Kesinlikle çok iyi editor kisilere ihtiyaç var. Herkes editor olunca böyle oluyor. Hele ki Altın Kitaplar gibi saygın bir yayınevi...
pulstar, kardeşim ben 80 sayfa savaş barış gördüm. savaşmadan barışmışlar artık yadırgamıyorum bahsettiğin kısaltmaları :)
Hocam Epsilon'unki öyle değil. Kitabı Savaş ve Barış veya Mahşer örneğindeki gibi özet gibi basmamışlar. Dediğim gibi 2 cilt düşünmüşler fakat 2. cildi basmamışlar.
Özet gibi olsa, "en azından finalde ne olduğunu okudum" der avunuruz. Dediğim gibi kitap tam yarıda bitiyor.
@thyructus
Mahşer kitabının ikincisi Stephen King genişletti diye biliyorum ben.
:) Şu an cidden diyecek bir şey bulamadım kardeşim bu duruma. hayır merakta ettim alıp inceleyim desem para kazandırcam ona üzülürüm. :) Ya hadi protestoe delim diyeceğim. ama dediğim gibi kritk noktalar ellerinde. Taht oyunları varken şu gündemde kolay kolay kisemey kötüleyemeyiz bu yayınevini. Pusu da beklemeye devame delim elbet gözen düşecekler. o zaman yerden kaldırmadan tekmelemek farz olsun.
Sel, Siren, Parantez, Oğlak, Ayrıntı gibi yayınları da ben yazayım.
SEL YAYINCILIK yeni olmasına rağmen cesur ve iyi iş çıkartıyorlar. boş kitap görmedim bunlarda şimdiye kadar. bayaa bi kitabım var onlardan. az çok yeraltı okuyanlar da bilirler, bu yayınevinin Cinsel Seri'si var. seri çıktığında 4 tane kitabı mahkemelik oldu. daha sonra beraat ettiler ama tekrar açıldı ikisine. şuan Apollinaire ve Ben Mila'nın kitapları hala mahkemelik. Boris Vian kitaplarında da gördüğümüz Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun işidir. boş iştir. Türkiye'yi 50 yıl geriye götüren iştir. edebiyatımızı lekeleyecek iştir(Ben Mila Türk yazardır). Guillaume Apollinaire'in Genç Bir Don Juan'ın Maceraları'nı çeviren Reşit İmrahor ülkede yargılanırken avrupa'da çevirmenler kurulundan ödül alıyordu.
Neyse sinirim daha fazla bozulmadan kitap kalitesine geçeyim. şahanedir kitapları. özellikle içlerinden en beğendiğim John Steinbeck kitaplarıdır. bunun yanında Burroughs, Alain de Button, truman capote, ferit edgü gibi insanların kitaplarını bize kazandırdılar. benim anlamadığım, bu gibi eserleri yayınlayan bir yayınevi neden gidip de yılmaz erdoğan, küçük iskender gibi adamların kitaplarını çıkartır? garip. ama bu yayınevinden almanızı istediğim tek kitap: Ah Muhsin Ünlü - Gidiyorum Bu. ağır.
SİREN YAYINLARI bunlardan benim pek kitabım yok. Yengeç Dönencesi, Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü ve Yabana Doğru. ve bunlarda da cidden güzel iş çıkarmışlar. Trainspotting'i çıkartıyorlar, okuyun derim. Kerouac'un Big Sur'unu çıkartıyorlar, okuyun derim. Irwine Welsh'in Porno'sunu çıkartıyorlar, okuyun derim.
PARANTEZ YAYINCILIK çok da açıklamaya gerek yok. kendini daha çok Bukowski ve Fante'ye yoğunlaştırmış bir yayınevi. nerdeyse hepsinin çevirisi de Avi Pardo'ya ait. onun da muazzam çevirisini okuyanlar bilir. bazı kitaplarının baskısı yok ve açgözlü sahaflar bunu fırsat bilip piyasa fiyatının 5 katına satıyorlar kitabı. inadına almayın. ayriyeten bunların yanında Cem Yılmaz'ın Karikatür kitabını, Henry Miller'ın Yengeç Dönencesi'ni ve bi de neden olduğunu bilmediğim halde Gani Müjdenin bi tane kitabını basmışlar. garip. ve eğer John Fante'yi okumamışsanız Bukowski de okumamışsınız demektir.
OĞLAK YAYINCILIK bunlardan benim hiç kitabım yok. fiyatları fazla olduğu için. ama haklı olarak fazla. benim istediklerim kalın ve genelde telifi el yakan cinsten. Decameron Öyküleri(dikkat, bu sansürsüzdür), İhali Komedya'yı, Marquis De Sade filan. etraftan duyduğuma göre cidden titiz bir yayıneviymiş. pek hata görülmüyormuş. keza çevirileri de sağlammış. güvenle okuyabilirsiniz. özellikle logosu çok hoşuma gider, güneş gözlüğü takmış oğlak.
bu yayından Marquis De Sade kitaplarını okumalısınız.
AYRINTI YAYINLARI en güzelini en sona sakladım. Türkiye'de yayın işini en iyi yapan yayınevidir. şunu bilmelisiniz ki Ayrıntı'dan çıkan hiç bir kitap boş çıkmaz. eğer öyle diyorsan yeterli birikimin yoktur, kapat, ilerde tekrar okursun.
benim gibi Yeraltı okuyucuları için çığır açan serisi Yeraltı Edebiyatı mükemmel, muazzam bir iştir. bu seriden kaç kitap okudum bilmiyorum. ama hepsi okuduğum diğer kitaplara 10 basar.
kitaplığımda sadece 1 raf bu adamların kitaplarına ayrılmıştır. daha da almaya devam ediyorum. o kadar kitabını okudum, ne bir dizgi hatası, ne bir çeviri hatası, ne bir redakte hatası gördüm. kusursuz iş yapıyorlar. kapak tasarımları neredeyse hepsinde aynı olan değişik bir güzelliğe sahip. hep aynı olmasına rağmen hiç tuhafıma gitmiyor aksine hoşuma gidiyor. ayrıca Yeraltı serisini insan sadece kapakları için bile alabilir.
palahniuk, philippe djian, tom robbins, irwin yalom, pascal bruckner, kerouac, hubert selby, foucault gibi isimlerin ve daha fazlasının kitaplarını çıkarmıştır. çıkarmaya da devam ediyor.
ben bu adamların reklamını her yerde parasız yaparım. ve son söz olarak; Bir sahafta Ayrıntı'dan veya Sel'den bir kitap görürseniz kaçırmayın mutlaka alın.
@Epichan
ben yıllar önce Mahşer'in kısaltılmış halini okuduktan sonra bir arkadaşım kitabın aslında 1000 küsur sayfa olduğunu söylemişti. Nitekim kitabın bu yeni basımında, kapakta "sansürsüz tam metin" ibaresi var. Senin dediğin gibi bir durumun olacağını pek zannetmiyorum.
