Beklentinin çok altında kalan kitaplar..
konuyu gayet faydalı buluyorum özellikle de benim gibi şartları dolayısıyla kitap okuma zamanı oldukça kısıtlı olanlar için.sayı olarak az olacaksa bari iyi seçilmiş kitap okuyabilmek adına burdaki eleştirilere dikkat edeceğim teşekkür ederim herkese
Çok güzel, farklı bir konu olmuş. İyi fikir..
Sürekli kitaplar hakkında övgüler okuyup, sonrasında okuduğumuz kitap hakkında hayalkırıklığına uğramaktansa, kitabın kötü yorum alternatifini de burada okumak gayet faydalı. Yorumları okurken herkesin yorumuna saygı duyarak okuyup, sonrasında inceleleyerek kitap hakkında kendi yorumumuzu oluşturabiliriz. Lütfen konuyu baltalamayın.
Fahrenheit 451'i çok merak ediyordum ama şimdi inceleyip almaya karar verdim. Bu gayet güzel bir ayrıcalık oldu teşekkür ederim.
Ben de "Sineklerin Tanrısı" kitabını çok vasat buldum, gereksiz abartılmış, üzerine fazlaca edebiyat yapılmış ama boş bir kitap benim açımdan. Okuyucu yorumları beklentimi o kadar yükseltti ki, kitabı bitiremedim.
Kuşku mevsimini, çılgınlığın ötesini okumadan değerlendirmemek lazım King'i. Kara kule iyi, kötü tartışılır ama bütün kitapları onunla değerlendirilemez. Mesela Korku ağı, kurtadamın döngüsü beş para etmez ama bunlara bakıp genel değerlendirme doğru olmaz. Kara kule'de mesele son değil yaşanan maceradır King'in dediği gibi, bununla beraber daha iyi kitapları olduğu da bir gerçektir.
Eğlencelik bir konu olmuş. Kimse eleştirel makale döktürmüyor burada, insanlar kişisel fikirlerini yazıyor. Herkes de beğeninin değişken bir şey olduğunu bildiğine göre sorun yok. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, kimseyi merak ettiği bir kitabı okumaktan vazgeçirecek, merakını kıracak güçte bir söz edemiyoruz. Buradaki en sert yorumu ben Fahreinheit'e yazdım. Ve olumsuz yorumum ters tepmiş:)) Sevilay hanım kitabı almaya karar vermiş. Muhtemelen düşük beklentiyle başlayacak ve kitabı beğenme ihtimali daha yüksek olacak.
Ayrıca daha önce Stephen King okumadım, merak ettiğim bir yazar da değildi. Buradaki tartışmadan sonra en azından hakkında fikir edinmek için okumaya karar verdim. Kara kule hakkında olumsuz bir yorum yapılmış olması hiçbir şeyi değiştirmiyor.
Yukarıda da dediğim gibi herkes beğeninin değişken olduğunu biliyor, ve biz kimsenin merağını kıracak güçte sözler söyleyemiyoruz. O zaman neden konuşmayalım.
@laplace1234 fahreinheit 451 için az bile yazmışsın :)aman allahım ne kadar kötü bir kitaptı. bitirinceye kadar neler çektim :)
laplace1234 Sizin yorumunuz beni kitabı almaya yönlendirmedi ama kitabı almadan önce düşünmeye itti. Yani inceleyip öyle karar vereceğim, inceleme sonrası netice bilinmiyor. Mesajınız bana kitabı düşünerek alma şansı verdi. Öyle diyeyim :)
Fahrenheit 451 okuduğum en iyi kitaplardan biri. İki defa okuyup, her seferinde farklı çıkarımlar yapabildim.
@laplace1234 ve @omerakd kitabın neresini beğenmediğiniz anlamıyorum cidden. Bu kitaba ergen diyorsanız, kriterleriniz çok yüksek olmalı.
@Sevilay, ben bu kitaba kefilim. Distopya/Ütopya seviyorsanız tavsiye ederim.
Çok büyük kavgalar çıkacak. :D
Yalnız kitabı sevmediğinizi söylemek yanlış ama "boş" ve "beş para etmez" gibi küçümseyici şeyler söylemek hoş değil. Sevmedim, şurası kötüydü, burası bana hitap etmedim dersin ama öbür türlüsü kimsenin haddine değil.
Bir kitabı sevmek ya da sevmemek için çok değişken vardır elbette ama eleştirmeye engel olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Herkes fikrini yazıyor kimse ket vurmuyor sonuçta. Hepimizin çok sevdiği ya da hiç sevemediği kitaplar oluyor ama sırf olumsuz eleştirilmiş diye kitap almamazlık yapmadım hiç. Aksine hep çok övülen ama kendimizce beklentinin altında kalan Kitapları konuşmaya çalışıyoruz kimseyi olumsuz etkilemek değil derdim.
Ayrıca konu kapanabilir sorun değil.
@bernadenizyiğit arkadaşım çok güzel bir konuya değinmiş ne kapanması!!!.
Kitap satan siteler dahi yoruma müsade ediyor ki burda da konu başlığı olması sonderece iyi olmuş.Herkes kitaplar hakkındaki fikrini kimseye sataşmadan beyan eder.Kavga gürültüde neymiş...
Subjektif kanaatlerimizi yazıyoruz haliyle lakin analitik olmaya gayret edelim, ortaokul öğrenci günlüğüne dönmesin yazılanlar...Kitap sitesindeyiz, elimiz kalem tutsun bir nebze, ayarlayın bunları :)
Örnek;Jeffery Deaver romanları beni tatmin etmedi. Şöyle ki;olay yeri inceleme teknikleri cephesinden ilginç olsa da polisiye örgü olarak zayıf kitaplar, şapkadan tavşan çıkıp duruyor. Polisiye romana hakim olan determinist zihniyet süreci eksik işleniyor ve okura da rol veren soruşturma faslına yer verilmiyor.
Bana göre saygı kazanılması gereken bir olgudur,öyle herkese saygı duyulmaz.herkese saygı duyarsan,aslında kimseye saygı duymamış olursun.hani bir söz vardır:herkesin dostu,kimsenin dostu değildir.
Benim eleştirdiğim nokta; yazarı stephen King diye(başka ünlü ve başarılı bir yazar da olabilir) yazdığı her şeyin iyi,güzel olarak algılanması.Sinemada da çok örneği var bunun.Atıyorum kapakta Stephen king değil de zartan(baska bir yazarı yazmamak için ya da x diyelim) yazsa bu seri onda biri kadar popüler olmaz,millet daha acımasız eleştirir.
Ayrıca nasıl kitapları ve yazarları beğendiğimizi belirtiyorsak ,beğenmediğimiz eleştirdiğimiz noktaları da yazmamızdan daha doğal ne olabilir ki?Bunu karalamak olarak görmek çok saçma.Seriye çöp diyerek iltifat bile ettim.Çöpler genelde ,işe yarayan şeylerden kalan artıklardır.Bu seriye hem paramı hem zamanımı harcadım ve üstüne sinirlendim.(ilk defa bir kitabı bitirdikten sonra yere attım)
Aslında ilk kitabı sevdiğimi söyledim,dördüncü kitap da fena değil.(spoiler vermemek için başka birşey yazmıyorum isteyenle özel mesajlaşabiliriz). Ama @zartan sen de belirtmişsin adam bunu o kadar uzun yıllar süresince yazamıyor ki,hikayeler tutarsız ve bölük börçük okunnması sıkıntı bir şeye dönüşüyor.edebiyatını boşversek bile olay evreni değişiyor ki en sevmediğim kısmı burası (2.kitabı okuyanlar anlamıştır)
Neyse çok uzun oldu sanırım,yani ortalama 70 yıllık ömrünüzde şu seriye ayıracağınız zamanı başka bir şeyle değerlendirmeniz daha mantıklı.Hala aynı şeyi savunuyorum kara kule serisi abartılmış ve berbat bir seridir.en büyük hayalkırıklıklarımdan birisidir.Stephen king i değerlendirecek kadar kitabını okumadım o yüzden şimdilik yorum yapmıyorum ama soğuduğum kesin.
Uzun bir yazı olacaktı fakat uykum geldi, yarın devam ederim ya da etmem.
* Spoiler *
Fahrenheit 451 - Bir ütopya ya da distopya anlatmak isteniyorsa, yazar eninde sonunda toplumun panaromasını çizmek zorunda kalır. Çünkü ütopyanın merkezinde toplum vardır, topulumun yaşamı. Ama Fahreinhetin daha başında yazar kaçak güreşmeye başlıyor. Bize toplumsal bir panaroma çizmek yerine, kitabın başına Clarissa diye bir karakter ekleyerek onun ağzından, bol ergen soslu diyaloglarla kısa bir gündelik yaşam betimlemesi yapıyor.Okur daha baştan bu Clarissa karekterine şüpheyle karşılıyor, çünkü yazarın amacını biliyor, karekterin kukla karekter olduğunu hissediyor. Yazar ardından bir hata daha yapıyor ve bu Clarissa'nın kukla bir karakter olduğunu gizlemek için, ona aşırı anlam yüklemeye başlıyor.
Clarissa karakteri, ta en başta kitaba hem kurgusal açıdan, hem inandırıcılık açısından zarar veriyor.
Yazar daha sonra Clarissa karakteriyle ne yapacağını bilememiş olacak ki birden öldürüveriyor.
@laplace1234 @omerakd yorum yapma ihtiyacı hissettim
Tabii ki yorumlar kişiseldir ve herkes kendi bakış açısıyla yorumlar kitabı.
Fahrenheit 451 1950'lerde yazılmış bir Bilim Kurgu klasiğidir, hatta bana göre en temöel BK romanlarının arasındadır. Yazar romanda konuyu dolaştırmadan ve oldukça basit ve düz bir şekilde anlatır. Polisiyelerdeki gibi çok planlanmış ve merak uyandırıcı bir anlatımı yoktur. Cesur Yeni Dünya'dan etkilenmiştir ve o tarihte yazılan güçlü bir gelecek görüsüdür. Bana göre çok iyi bir kitaptır da. Clarissa karateri de genç ve sorgulayan bir kişiliktir. Montag'da 10 yıldır severek yaptığı ama hiç sorgulama ihtiyacı hissetmediği bir konuda "yarayı kaşıma" isteği uyandıran ve sonrasında ortadan kaybolan bir tetikleyicidir.
Ray Bradbury düz ve lafı dolaştırmadan yazar. Lem ise tam tersidir. Beğenmediğiniz kitaplardan Gelecekbilim kongresi benin favori kitaplarımdandır. LAfı çok dolandırır ve çok yüklü bir kara mizahi anlatım vardır. Ancak anlattığı hikaye politiktir ve çok güçlüdür. Ancak laf dolandırma ve mizahi yaklaşım çok çok fazladır.
Merak ettiğim Le Guin'in Karanlığın Sol Eli kitabı hakkındaki görüşleriniz. Kitaplar hakkındaki yorumunuzdan Polisiye tarzını sevdiğinizi çıkarttım. Sağlam ve su sızdırmaz bir kurgu ile kitabın sonuna kadar meak uyandıracak bir gizem arıyorsunuz siz diye tahmin ettim.
NBir de, her kitap her yaşta okunamıyor malesef, bazı kitaplar için küçük yaşlar erken yıllar olurken bazı kitaplar için de büyük yıllar gecikmiş yaşlar oluyor.
@FallenAngel, karanlığın sol elini beğenmiştim. Anlattığı hikaye,hikayeyi anlatış biçimi, dili çok güçlüydü. Tabi favori kitaplarımdan biri olmadığını da eklemeliyim.
Mesela ben 10'lu ve 20'li yaşlarımda döne döne Dostoyevski okurken 30'lu yaşlardan itibaren okuyamamaya başladım. Katlanamıyorum ezik-depresif Dosto'ya:)
@FallenAngel
Kitabı neden beğenmeme nedenlerimi , kitabın ve yazarın özelliklerinden bahsederken çok güzel sıralamışsınız.''yazar romanda konuyu dolaştırmadan ve oldukça basit ve düz bir şekilde anlatır. Polisiyelerdeki gibi çok planlanmış ve merak uyandırıcı bir anlatımı yoktur.'' İşte tam bu nedenlerden dolayı kitabı beğenmedim.Yine dediğiniz gibi yazar çok güçlü bir gelecek görüsü yakalamış ama basit ve düz anlatımdan dolayı roman ritmini kaçırmış.'Bingo'diyorsunuz yazar çok güzel bir konu yakalamış.Hele bizim gibi kitap okumayı sevenleri provoke edecek, hemen üzerine atlayacağımız/atladığımız bir konu ama roman olarak zayıf kalmış bir kitap-bence-.Bu durumla daha önce de karşılaştım bir kaç kitapta. Şu anda aklıma WILLIAM MORRİS'in GELECEKTEN ANLAR kitabı geliyor. Konu güzel ama işleyiş zayıf.Bilmem anlatabildim mi meramımı ?
Marslı üzerinde çok fazla abartıldığını düşünüyorum beklentimin altında duran bir kitaptı yarım bıraktım
Konuyu okurken animelerdeki gibi gözlerim parıldayarak " bayıldım bu mesajlara" diye çığlık atasım geldi :))
F. 451 için ayrı konu açılsaymış yeriymiş. Bu arada yapılan eleştirilerin, kişinin okuma tarzı ile bağlantılı olması gerektiğini düşünüyorum. İlk defa distopya okumuş ve kitabı beğenmemiş birinin yorumu ne kadar gerçekçi olabilir ki.. Bu yüzden herkesin kendi sevdiği kitap tarzında yorum yapması bence daha objektif olur.
Edt:imla
"Fahrenheit 451" ile "Karanlığın Sol Eli" bana göre muhteşem kitaplardır. İkisi de baştacıdır. "Karanlığın Sol Eli" özellikle kusursuzdur. Fahrenheit 451'i sevmemenizin kaynağı çeviridir muhtemelen, çünk çevirisi vasattır.
Lakin ikisini de istediğiniz gibi yerebilirsiniz.
Bir okur , okuyacağı kitaba dair bilgi toplarken sırf burada "çöp, eeeeh, berbat, saçma, iğrenç" yazıyor diye o kitabı okumayacaksa okumasın zaten.
Bu tür yorumlar iyidir, beklentiyi normale çeker.
Neyse, başlığı kirletmemek adına benim için "fos" çıkan kitabı söyleyeyim:
Yolun Sonundaki Okyanus - Neil Gaiman
Bu kitap feci sığ bir bakışla, ders verir gibi anlatıyor vermek istediği mesajı:
"Yetişkinler tü kaka, çocuklar şahane, var mı onların hayal gücü gibi."
Bu bildik konuyu, her zaman yaptığı gibi yaban mitolojilerden arakladığı yaratık ve öğelerle işliyor Gaiman. Beni sarmadı.
Ama aranızda seven illa ki çıkacaktır. O yüzden beni o kadar sallamayın :)
Çıkarken ek: "Marslı" benim son yıllarda okuduğum en komik, en gerçekçi, en sıradışı bilimkurguydu. Gece 3'te falan bırakabildim kitabı elimden.
