Polisiye Edebiyat Okurları Cemiyeti
Türe takılmayalım derim:) Polisiye, BK, korku...O mekan bu türlerin tümüne kucak açabilecek bir mekan:)
Şaka maka sağlam malzeme çıkar ve eğleniriz:) Evvela kurmaca alıştırmaları ve eskizler gelsin, akabinde (muhtemelen aylar geçince!) montaj ve kurgu yapılır:) Örneğin; mutant bir muavin karakter olsa...
Matthew Pearl - Dante Kulübü. Dönem polisiyelerini seviyorsanız tavsiye ederim.
Bu kitabın yanında yakın zamanda okuyup beğendiğim diğer polsiyeler şunlar:
Alan Bradley - Bir Tuhaf Turta Davası
Cilla/Rolf Börjlind - Medcezir
Carl Hiaasen - Pis Maymun
- Per Wahlöö, Maj Sjöwall'dan yukarıda söz edilmiş, Martin Beck polisiyelerini bulabilirseniz kaçırmayın derim.
- Tam polisiye olmasa da polisiye severlerin hoşlanacağı bir başka kitap ise Josh Bazell'in Azrail'i Yen kitabı.
@thyructus: 44. Çocuk kitabı da çok güzeldi. Hatta onun da giriş paragrafını sık sık okurum; kitlesel açlığı böyle dehşet verici şekilde anlatan metinlerin çok nadir olduğunu düşünüyorum:
"Marya ölmeye karar verdiği için, kedisi başının çaresine bakmayı öğrenmeliydi. Onunla ilgilenmesinin nedeni, bir kediye bakma fikrinin çok ötesindeydi. Köydeki fareler köylüler tarafından yakalanıp çoktan yenmişti. Bir süre sonra da kedi ve köpekler ortadan kayboldu. Bir tanesi hariç. Bu kedi, sakladığı kedisiydi. Neden onu saklamıştı? Çünkü o, uğruna yaşanacak bir şeydi; korunacak ve sevilecek, hayatta kalmaya değer bir şey. Kendini bile besleyemez hale gelene kadar kedisini beslemeye yemin etmişti. Şimdiye kadar zaten deri çizmelerini ince şeritler halinde kesip ısırgan otu ve pancar köküyle kaynatmıştı. Topraktaki solucanları çıkarıp derilerine kadar emmişti. Bu sabah kendinden geçmiş bir halde mutfak taburesinin ayağını kemirdi, kanlı dişetleri kıymıkla dolana kadar durmadan çiğnedi. Kedi onun bu halini görünce hemen yatağın altına saklandı. Marya o anda ölmeye karar verdi; artık ne yiyecek bir şey kalmıştı ne de sevecek bir kedi."
Şu konu da olur; U, çiçeği burnunda bir ukitap üyesidir ve kıymetini bilmediği amcasından kalma nadir ve baskısı tükenmiş kitaplara sahiptir. Bu kitapları ele geçirmek isteyen bir çete ukitap'a sızar ve U'ya Esenler Otogarında randevu verirler. Olaylar gelişir...Yaratıcılığım tükendi, siz devam edin:)
İnteraktif hikaye dedik, aktivite olmuyor:) Katkı gelmezse üyelerin adlarını kullanarak hikaye yazacağım ve eğleneceğim:)
Bir kaç ay önce okuduğum ve çok beğendiğim, Carly Ferey'in Zulu isimli romanı, uzun süre hafızamdan silinmeyecek gibi görünüyor. Hikaye Güney Afrika'da geçiyor. Bana göre aşırı şiddet içeriyor. Hele bir çocuğun boyuna lastik takıp (küçük bir araba lastiği) lastiği ateşe vererek canlı canlı yakılma sahnesi var, akıllara zarar. Ayrıca aksiyon dozu da çok yüksek. Buna rağmen içerik olarak dolu bir kitap. Bütün olayların temelinde yatan neden ise ırkçılık ve tabii ki para. Güney Afrika'da Mandela öncesi ve sonrası ırkçılığı, bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren bir kitap.
Maalesef yazarın Türkçeye çevrilmiş başka kitabı yok.
Volkan konu süper ama sayende iflas edeceğim :)
Liste gittikçe kabarıyor
Giorgio Scerbanenco'nun Milanolular Cumartesi Cinayet İşler'ini bitirdim bugün...1.95 boyunda ve 98 kilo dillere destan güzellikte lakin 9-10 yaşlarındaki bir çocuk zekasına sahip bir kız kaçırılır, babası dedektif Duca Lamberti'den yardım ister. Akabinde kızın yakılan cesedi bulunur. Kızın fuhşa sürüklendiğini anlayan Duca, sevgilisi Livia ve gaddar yardımcısı Mascaranti Milano'nun randevuevlerinde fahişelerin ve pezevenklerin peşine düşerler. olaylar gelişir...
Tabipler Odası'ndan atılınca dedektifliğe başlayan Duca, hüzünlü ve melankolik bir tiptir. Ödüllü Duca Lamberti macerası İhanetin Tadı'nı da okumuştum vaktiyle...Duca Lamberti maceralarına acı bir alay ve kaliteli bir edebi üslup hakimdir. Polisiyede farklılık ve çeşitlilik arayanlara tavsiye ederim.
o değil de nabız ve iç güdüye bakın jeremiy robinsonun öneri
Pek okuduğum bir tür olmadığı için, lise yıllarımda okuyup aklımda kalan bir kitap tavsiye edeceğim bende Fransız yazar Jean Christophe Grange'ın "Şeytan Yemini" adlı kitabı. Dini motiflerle işlenmiş aksiyon-gerilim-polisiye tarzında bir kitaptı. O zamanlar oldukça severek okumuştum. Özellikle yeni okur ve genç okurların daha fazla sevebileceği bir kitap olacağını düşünüyorum.
Aklıma gelmişken bir de yine başka bir Fransız yazar Maxime Chattam vardı onun da "Zamanın Kanı" adlı kitabını okumuştum, Binbir Gece Hikayeleri'nden beslenen, geçmiş ve günümüzde ayrı parçalarla geçen bir korku-polisiye türü kitaptı.
Bu ikisi aklımda kalmış :) Belki yine aklıma gelen olur.
Arkadaşlar, aramızda Amerika'nın Agatha Christie'si denile Sue Grafton'un kitaplarını okuyan var mı? Yazarı hep duyarım ama okumak hiç kısmet olmadı. Barbaros Bey??
@muhibey; vaktiyle 1-2 tane okumuştum, Ateşin A'sı, Baskın'ın B'si diye alfabetik devam eden bir serisi mevcuttur, yıllar oldu okuyalı amma sürükleyici diye hatırlıyorum Sue Grafton'u...
“Klasik dedektif romanının kahramanı, kendisinden önceki benzerleri gibi, suçlunun yanıltmalarının karşısına analitik zekayı çıkarır. Katiller izlerini gizlemek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ve bütün bunlar ortaya çıkarılıp suçun ispatı sergilenene dek gerilim hüküm sürer. Bı görenekselleşmiş suç ve ceza sisteminin anahtarı ne etik ne acıma ne de anlayış değil, suçun formel ispatıdır, ki bu da kendi payına “suçlu”ya jüri tarafından hüküm verilmesine yol açacaktır. Kurgunun soyut rasyonel karakteri, suç ve caninin açığa çıkarılması, klasik dedektif romanını, on dokuzuncu yüzyıldaki benzerlerinden çok daha fazla olarak, burjuva rasyonelliğinin edebiyattaki özü haline getirir. Formel mantığın kuralları üstünlüğünü sürdürür. Suç ve suçun aydınlatılması, pazar yerindeki arz ve talep gibidir: gerçek insanlardan ve gerçek insan tutkularının çatışmasından hemen tümüyle yabancılaşmış soyut mutlak yasalar.”
Ernest Mandel’in Hoş Cinayet-Polisiye Romanın Toplumsal Bir Tarihi adlı kitabından…
Akif Pirinççi nin kedi dedektifli Felidae serisini de unutmayalım.
"Bir Nobel Ödülü sahibi olan Andre Gide, başka iki Nobel Ödülü sahibiyle karşılaştırdığı Dashiell Hammett hakkında şunları söylüyordu (16 Mart 1943 tarihli Journal'inin başında):
"Çok yoğun bir ilgiyle (ve diyebilirim ki hayranlıkla) okuduğum Dashiel Hammett'ın romanı Malta Şahini, geçen yaz çevirisinden okuduğum ve açıkça sırayla yazılmış Şahin'e, İnce Adam'a ve adını hatırlayamadığım dördüncü romanına çok daha üstün olan Kızıl Hasat. İngilizce, en azından Amerikan İngilizcesiyle okuduğum bir çok diyalog aklımda kalmaz ama Kızıl Hasat'ta ustaca yazılmış diyaloglar adeta Hemingway hatta Faulkner'a işaret eder gibidir; tüm anlatı da beceriyle ve amansız bir alaycılıkla/kinizmle düzenlenmiştir. Böylesine özel türden bir şey oluşuyla, gerçekten onun, şimdiye kadar okuduklarımın en kayda değeri olduğuna inanıyorum."
Ernest Mandel'in Hoş Cinayet-Polisiye Romanın Toplumsal Bir Tarihi adlı kitabından...
Andre Gide'nin polisiye okuduğunu, beğendiğini ve Hammett'a da hayran olduğunu öğreniyoruz. Polisiyeye burun kıvıran arkadaşlara gelsin bu paylaşım:)
Hocam öyle söylersek, üzerime bir kaya olmasa da, çakıl taşı geldi gibi hissettim :) Yani şimdi Pamuk'un "Benim Adım Kırmızı"sı, "Kara Kitap"ı da polisiye öğeler taşıyan edebi romanlar. Severiz, okuttururuz vesselam. Yahut salt polisiyelerden "Yetenekli Bay Ripley"de eyvallah ama işte her türü okuyor olsak da bazı önceliklerimiz diğerlerini öteliyor daima. Kimisi dini romanlar okuyor daha çok kimisi tarihi romanlar, kimi kişisel gelişim romanları, kimi felsefi romanlar gibi uzuyor gidiyor. Benim önceliğimde yok polisiye o yüzden, yoksa burun kıvırmıyorum polisiyeye ve okuyanlara :)
Grange demişken yukarıda, elime "Sisle Gelen Yolcu" kitabı geçti dün, bir 50 sayfa kadar okudum ve devam edemedim malesef. Basit, abartılı ve gereksiz benzetmeler, süslemeler, gereksiz sıfatlar boğdu beni okurken. Daha adamın ilk kez sahneye çıkışında "şehvetli dudaklarıyla sisin içinde buğulu ağız falan..." Erken yaşlandım galiba, (Grange için söylüyorum) olmuyor bunlar bana :)
Madem Orhan Pamuk'tan laf açıldı hemen söze gireyim :) Bugün okuduğum kitabında kendisi polisiye türünde Patricia Highsmith'e bir parantez açar ve salt polisiyedense, Highsmith kitaplarının alt metinlerinin de sağlam olduğunu söyler - aynısını bilimkurgu için Philip K Dick ve Lem için de söyler - Ben de tür olarak polisiyeyi pek tercih etmem, fakat bu türe meraklı kişiler için bir öneri de benden, ya da Pamuk'tan gelsin diyelim. İyi okumalar.
Tami HOAG okuyanlardan, kitapları hakkında iki çift kelam edecek kimse yok mu?
