Polisiye Edebiyat Okurları Cemiyeti
@ Pulstar gerçekten de tehlikeli bir durum böyle konular açmak. Okunmamış birçok ilgi çekici kitaptan, yazardan haberdar olmak hiç güzel bir şey değil :)
@barbaros: Hocam, Henning Mankell'e başlangıç kitabım Dans Öğretmeninin Dönüşü kitabıyla oldu. Wallander serisi harici bir kitaptır ve o kitapla Mankell okumaya devam etme kararı aldım, okumayanlara tavsiye ederim.
Bu arada Wallander de TV dizisi olan karakterlerdendir. Dizi BBC yapımı olup çekimleri İsveç'te yapılmaktadır. Şimdiye kadar 3 sezon yayınlandı ve her sezon yaklaşık 1,5 saatlik 3 bölümden oluşuyor. Ben tüm seriyi okumadığım için henüz seyretmedim; ancak okuduğum kitapların bölümlerine bakınca kaliteli bir yapım olduğu fikrine vardım. :)
Allah'tan bizim Türk yazarlar (şahsen Celil Oker'i istisna tutuyorum) polisiyeyi ellerine ve yüzlerine bulaştırıyorlar da yükümüz hafifliyor:)
İlk mesajıma Wulf Dorn yazmamışım, onu da ekledim.
Polisiye öğeleri olan psikolojik/gerilim kitapları yazar. Dekor Almanya'dır. Konular Fahlenberg adlı yazarın hayalen yarattığı bir kasabada geçer.
Türkçede 3 kitabı yayınlanmıştı, hepsini okudum, hepsi de güzeldi. Şimdi 4. kitabı yayınlanmış. Okumak için sabırsızlanıyorum.
Wulf Dorn'u duymamıştım, not ettim:)
John Grisham'ı unutmayalım:) Amerikalı avukat Grisham, mesleki malumatını da konuşturarak şahane kitaplar yazdı ve halen yazıyor. Üretken bir yazar...Saf polisiye olmasa da mahkeme polisiyesi denen türe dahil edilebilir...1-2 kitabı hariç tümünü okudum, hayli sürükleyicidir, ekserisi Hollywood'a senaryo malzemesi olmuştur. Bilhassa Şirket, Jüri, Adalete Susayanlar, Pelikan Dosyası, Yağmurcu,Sokak Avukatı direkt hatırıma gelenler...
Volkan, bu konuyu açarak iş çıkardın başımıza:) Jeffrey Deaver, Wulf Dorn, Somoza eksikti, bunlar da türedi:)
@barbaros: Wulf Dorn kitaplarını okuma sırası şöyle: Psikiyatrist, Şizofren, Oyunbaz... Son çıkan kitabının adı da Hain Yüreğim. Bu kitap da yazım sırasına göre 4. kitabı görünüyor. 5. kitabı henüz Türkçeye çevrilmedi.
John Grisham'ın bi' arkadaş için 11-12 tane kitabını aldım; ancak okumaya çekiniyorum. Bir de onlara girersem işin içinden hiç çıkamam. :)
Şu an önceliklerim saf polisiye kitaplar...
Jeffery Deaver oku hocam, ihmale gelmez. Kemik Koleksiyoncusu kitabıyla başla. Filmini izlediysen bile önemli değil, zira filme göre çok başka bir kitap. :)
Bu arada Simon Beckett da okuyun. Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir yazar. Okuma sırası: Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı, Mezarların Çağrısı. Hatta Kapan adlı 5. kitabı da yeni çıktı; ancak okuma sırasında tam olarak nerede bilmiyorum. :)
Size Ölümün Kimyası adlı ilk kitabının giriş paragraflarını okutayım da nasıl bir yazarla karşı karşıya olduğunuzu iyice anlayın. :)
"İnsan bedeni ölümünden dört dakika sonra ayrışmaya başlar. Bir zamanlar yaşamı barındırırken, şimdi son başkalaşımlarını geçirmektedir. Kendi kendini parçalama sürecinde, hücreler içten dışa doğru çözülür. Doku önce sıvıya, sonra gaza dönüşür. Canlılığını yitiren vücut başka organizmalar için hareketsiz bir ziyafettir artık. Önce bakteriler, sonra böcekler gelir. Ve sinekler... Yumurtalarını bırakırlar, ardından yumurtalardan larvalar çıkar. Bunlar besin değeri yüksek et suyuyla beslenir ve sonra göç ederler. Ölü bedeni düzenli bir şekilde terk ederlerken, daima güneye yönelen muntazam bir kortej halinde birbirlerini izlerler. Yön zaman zaman güneydoğu veya güneybatı olabilir, ama asla kuzey olmaz. Nedenini kimse bilmiyor.
Bu evreye kadar, cesedin kas proteini yıkılmış ve ortaya güçlü bir kimyasal karışım çıkmıştır. Bu, bitkiler için öldürücüdür; larvaların yürüdüğü çimenler o yüzden ölür ve böylece geriye doğru izlenebilen yol, ölümle bir çeşit göbekbağı oluşturur. Yağmurun olmadığı kum ve sıcak ortamlar gibi uygun koşullarda metrelerce devam edebilen bu göbekbağı, birbirini izleyen tombul sarı kurtçukların konga dansı yapar gibi yalpaladıkları kahverengi bir hattır. Merak uyandıran bir görüntüdür ve meraklı olan biri için, olayın kaynağına ulaşmaktan daha doğal ne olabilir? Yates'lerin çocuklarının. Sally Palmer'dan kalanları bulmaları da böyle oldu."
Grisham'ı meslek icabı da merak etmiştim ve başlamıştım. Sürükleyici maceralara ilaveten Amerikan adli sistemi ve yargı süjelerine dair de ciddi ve hakiki malumat edindim. Philadelphia'da master yapmış ve New York Barosunun sınavını kazanmış Türk bir avukat arkadaşa sordum ve Grisham'ın anlattıklarının ayniyle vaki olduğunu teyit etti. 600 avukattan müteşekkil bir hukuk şirketinde staj yapmış ve anti-tröst, kıyı vergisi vs. ıncık cıncık departmanlara sahiplermiş:)
Ben Melvin R. Star'ın kitaplarına başlayacağım. Ortaçağ İngiltere'sinde cerrahlık yapan Üstat Hugh'nun polisiye maceraları...Ortaçağ ve polisiye, bayılırım:)
Ben de az değilim ha... Bi' başladım mı eteğimdeki taşları döküyorum; arka arkaya 3 mesaj. :)
Grisham tarzı kitapları okumak bana zor geliyor. Aynı şey casus kitapları için de geçerli; filmleri iyi ancak kitaplar karmaşık geliyor. Ludlum'un ve Le Carre'in birer kitabını okuduktan sonra okumamaya karar verdim. :)
Amma ve lakin bunca yazardan bahsediyoruz, benim favorim PTT Kargo:) PTT Kargo adlı yazarın popülaritesini yakalayabilecek yazar göremiyorum, sürekli onun hakkında paylaşım yapılıyor:)
Jed Rubenfeld'in "Bir Cinayetin Psikanalizi" ve " Ölüm İçgüdüsü" kitapları da dönem polisiyesi olarak olarak gayet başarılıydı. 1910 lar Amerikası, Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung un karakter olarak yer alması çok ilgi çekiciydi.
@Volkan ve @thyructus, müsait bir vakitte interaktif bir polisiye hikaye yazalım:)
Adı hazır, Esenler otogarından geçerken yıllardır aklıma gelir, o ürkütücü alt katları görünce..."Otogarda Dehşet":)
aklıma geldikçe yazıyorum dönem kitapları sevgim depreşti :) Tom Rob Smith in 44.Çocuk kitabını da çok beğenmiştim, 1950ler ve Stalin Rusya'sının baskı ortamında bir seri katil.
@ barbaros mekan seçiminiz çok başarılı. O katlarda polisiye de olur, boyutlar arası geçiş yapan uğursuz yaratıklarla ilgili korku bilimkurgu da :)
@barbaros: Hocam yazalım tabii... Gerçi İzmir otogarı az ürkütücü değildir. :)
