- 1
- 2
Borges Üzerine
Bu köşede de Borges üzerine konuşsak, paylaşımlar yapsak fena mı olur?
Devam edecek...
Alçaklığın Evrensel Tarihi'yle devam ederiz...
En merak ettiğim yazarlardan, işe tavsiye ile başlasak?
İnternette var, "Gizli Mucize" öyküsünü okuyarak başlayabilirsiniz. Kısacık bir şey zaten.
Alçaklığın Evrensel Tarihi (Historia Universal de la Infamia)
Borges, bu “anlatı çiziktirmeleri”ni 1933 ve 1934 yıllarında yazmıştır.
1935’deki birinci basıma önsözde şöyle der; “Sanırım, Stevenson ve Chesterton’ın bir kez daha okuduğum kitaplarından, ayrıca Sternberg’in ilk dönem filmlerinden ve belki de Evaristo Carriego’nun bir hayat öyküsünden filizlendiler. Bazı hilelerden epeyce yararlandım: Gelişigüzel sayıp dökmeler, anlatının akışında ansızın dümen kırmalar, bir insanın koca bir hayatını iki ya da üç sahneye indirmeler.”
1954’teki ikinci basıma önsözde de şöyle der; “Bunlar, kendi başına öykü yazmayı göze alamayan, dolayısıyla da (hiçbir estetik haklılığı olmadığı halde) başkalarının masallarını bozup çarpıtarak kendi kendini eğlendiren utangaç bir delikanlının sorumsuzca oynamaya kalkıştığı oyunlardır.”
“Kuralcı kurguya direnen” Borges'in “şakacı,ukalaca,parodimsi” bu sekiz öyküsü şunlardır;
- Zalim Kurtarıcı Lazarus Morell
- İnanılmaz Düzenbaz Tom Castro
- Kadın Korsan Dul Çing
- Günah Taciri Keşiş Eastman
- Vurdumduymaz Katil Bill Harrigan (Billy The Kid)
- Görgüsüz Görgü Hocası Kotsuke No Suke
- Maskeli Boyacı Mervli Hakim
- Mahalle Kabadayısı
Bu öyküler New York serserileri, Çinli korsanlar, Japon samuraylar, Bueons Aires kabadayıları misali şahıslar hakkında bilerek çarpıtılan, hakikatle hayalin birleştiği “anlatım egzersizleri”dir.
Ben bilhassa “Kotsuke No Suke” öyküsünü severim. Bu öyküde anlattığı alçaklığın konusu “Ako şatosunun efendisinin şerefini iki paralık ederek ölümüne yol açan, sonra da hak ettiği intikamla yüz yüze geldiğinde (bir soylu olarak görevi olmasına karşın) harakiri yapmaya yanaşmayan saray görevlisi, görgüsüz görgü hocası Kira Kotsuke No Suke”dir. 47 roninin enfes bir anlatımıdır.
Borgesyen aleme dalmak açısından şahane bir başlangıçtır bu kitap…
Bu paylaşımımı da @muhibey abime ithaf ediyorum, bana ithaf etmiyorsun diye takılıyordu:)
@barbaros ağbi, Düşler Varlıklar Kitabı'nı okudunuz mu acaba? Bir süredir listemde fakat henüz almaya fırsat bulamadım. Görüşlerinizi merak ediyorum.
okudum, şahane bir kitap, bulabilirsen edin derim...onunla ilgili de üç beş satır çiziktirmek lazım:)
Bu vesileyle ben de başlamış olayım Borges okumaya. Çevremde okuyan pek olmadığından yeltenmemiştim hiç. Burada ismini görüyorsam vardır bir hikmeti.
borges, benim vazgeçemediğim bir yazardır...dehşete düşüren bir edebi-felsefi malumata ve muhteşem bir hayal gücüne sahip...yazdıklarıyla dünyada yüzlerce-binlerce yazarı etkilemiş, milyonlarca okuru büyülemiştir...
@barbaros ağbi, İletişim'den yeni baskısı çıktı o vesileyle öğrenmiş oldum ben de kitabı. Kolaylıkla bulunabiliyor. Bir okuyalım da incelemesini nereden okuyacağınızı biliyorsunuz :)
James Woodall'ın Zamanın Aynasındaki Adam/Jorge Luis Borges:Bir Hayat adlı biyografik incelemesini tavsiye ederim Usta'yı merak edenlere...
Alberto manguel'İn Borges'in eVindesi de ayrı güzeldir. Borgesin hayatından kısa kısa kesitler.
Bunu da buraya bırakıyorum :D
"Horhe Luis Vorhes"
Al-Mu'tasim'e Yaklaşım
Borges, bu öyküyü 1936'da yayınlar. Bu öykü güya Bombaylı avukat Mir Muhammed Ali'nin bir romanının eleştirisidir. Bu öyküyle Borgesyen aldatmacalar başlar...Kitap eleştirisi kisvesindeki bu öyküde Borges; başlığı,yazarı, yayıncısını ve önsöz yazarını belirtir. O denli başarılı aldatmıştır ki, kankası Bioy Casares "Al-Mu'tasim'e Yaklaşım" adlı öyküye konu hayali kitabın bir nüshasını sipariş eder:)
Öyküyle ilgili Rodriguez Monegal şöyle demiş; "Yayımlanmış bir kitapta daha önce yer almış gibi yaparak, Borges, öyküyü yeniden anlatmak yerine onun bir eleştirisini yapmayı başardı."
James Woodall şu tespitte bulunuyor;
"Borges'in esas öykülerinin çoğunun altında yatan yanlış bilgiler ve yanıltıcı göndermeler burada prototipini bulmuştu: o harika öykülerin ondan önce varolmuş olabileceğini ve keşfedilmek için alçakgönüllü bir yazarı-Borges'i- bir kütüphanecinin arka odada tozlu ama paha biçilmez bir ilk baskıyı bulması gibi bir edimle beklediğini ileri sürmesi, Borges'in tipik bir davranışıdır."
@laplace1234, Borges'in Türkçe'de çıkmış tüm kitapları, biyografileri ve söyleşilerini vaktiyle aldım ve okudum...Bir bu bahsettiğin kitabı almadım, pişmanım:) Manguel'in lise öğrencisiyken yaşlı ve kör Borges'e kitap okuyuculuğu yaptığı ve onu dinlediği yazdığı kitaplardan anlaşılıyor, kapmış mevzuyu:)
Borges tamamen kör olduğunda Arjantin Ulusal Kütüphanesine müdür yapılır. Borges "Bu ilahi bir şaka" der.
@barbaros söyleşilerini merak ediyorum ben de. Güzel miydi?( saçma bir soru)
Tavsiye ederim, aforizmalar havada uçuyor...Konuşan bir edebiyat devi olunca eleştirileri,övgüleri ufuk açıyor...
Ben Borges'e belki yanlış kitaptan başladım;belki de kafamdaki Borges beni kandırdı.Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı kitabıyla başlama gafletinde bulundum ve beni epey hayal kırıklığına uğrattı.Kanımca Borges ile Eco arasında bir koşutluk var.İki yazarı da okurken kendimi aynı memleketin insanı veya bahsi geçen kişi,yer ve olayların önceden bilindiği varsayılarak okur durumunda olduğunuzu hissediyorsunuz.Bu da tam içine girecekken kitabın başka konulara atlanması durumunda kitaptan soğumanıza neden oluyor.Aynı durumu Calvino'da da yaşamıştım.
Mesela Borges kitabın ilk baskısına ön sözde diyor ki :'Bu kitabı oluşturan edebi düzyazı alıştırmaları 1933 ve 1934 yıllarında yazıldı. Kaynakları da, sanırım, baştan okuduğum Stevenson ve Chesterton, Sternberg'in ilk filmleri ve herhalde Evaristo Carriego'nun biyografisi.' Stevenson biliyoruz Define Adası'nın yazarı;Gilbert Keith Chesterton Türkçe de iki kitabı olan biri babil kitaplığı olmak üzere Don Kişot'un Dönüşü adlı kitabın yazarı.Babil kitaplığı olmasa denk gelemeyebilirsiniz. Josef von Sternberg ise 1969 da ölmüş Amerikalı bir yönetmen.Sinema hastası biri olarak gözümden kaçmış bir yönetmen ancak filmleri kalburüstü şeyler değil.Şimdi Borges bunu yazarken bize ne demek istiyor.Benim kaynaklarım öyle ahım şahım şeyler değil mi?Yoksa en sonda belirttiği gibi : 'Açık ki, okuma, yazmadan sonra gelen bir etkinliktir. Daha alçakgönüllü, daha az sıkıntı veren, daha entelektüel bir uğraştır.' Kısacası aman ha Borges okumak için kafanızda ütopik varsayımlar üzerine kitaplarına girişmeyin bazen binbirgece masalları ,bazen de vasat bir doğu masalı edisyonu okuyormuş gibi hissedebilirsiniz.Diğer kitaplarını da okudukça yorum yazmaya çalışırım.
- 1
- 2
