Baskısı Olmayan Kitabı Çok Pahalıya Satmak
@okursatar
Ben kitap satış işinden pek anlamıyorum.Zaten kitapları satmak konusunda karar zor verdim,(odamı görseniz etraf kitap dolu) sonra vazgeçtim. Dikkat ettiyseniz sonradan koyduğum kitaplar sadece takas. 3-5TL için milleti bankaya götür hava ücreti, kargo ücreti gereksiz görüyorum gerçekten. Elde edilen parada bir işe yaramıyor. Topluca bir kere daha satmayı denerim olmazsa takasta kalır. Yada gider bir sahafa veririm istediğim birkaç kitap alırım varsa. Oda olmadı bir yerlere bağışlarım.
Benim için kitap satmak ana amaç değil. Aradığım kitapları almak ana amacım.
konuyla biraz alakasız olacak ama kusura bakmayın. geçenler de burada bir arkadaş bana mesaj atmış işte şu kitap bende var, istersen -atıyorum- 50 liraya verebilirim diye, ben de kitapyurdunda kitabı onun söylediğinden daha ucuza buldum. geri mesaj attım : istersen kitapyurdundan 30 liraya satın alıp ben sana 40 liraya satabilirim diye :)))
bu kadar para gözlü olmamak lazım.
Okursatar herşeyde haksız olabilir ama haklı olduğu birşey varsa oda ilk baskı olan kitapları koyduğu fiyat. Adam gidip 70 yıllık kitabı yüz liraya mı satıcak hemde imzalı ilk baskı kitabı. Enayi olması lazım. Elinde bulunan kitaplar çok değerli kitaplar o yüzden bu konudaki eleştirilerinizi halsız bulıyorum. Ayrıca diğeryelerin kurnazlıkları hakkında söyledikleriniz tabiki doğru. Kürk Mantolu Madonna bulun bakim ilk baskısını 5 lirayada alın
bendee vardı hocanın istesem aqlırdım ama almadım:( keske alsaydım madonnanın ilk basımını
İlk baskı kitap alma tutkusu okurluk değil biriktiriciliktir. Gerçek bir okursa gider yeni baskısını 10-15 liraya alır. Hatta baskısı hiç yoksa ve e-kitap olarak bulduysa çıktısını alıp okur. Sahip olduklarımız bir süre sonra bize sahip olur. Kitaplara zincirlenmek yerine okuyup terketmesini bilmeli. Böyle olunca kendisine sahaf diyen, "hizmet yapıyorum" diyen fırsatçıların da dersini vermiş oluruz.
Periyodikneşriyat, sırf tartışma sürsün diye soruyorum, yeni baskısı ve e-kitap vesiyonu yoksa ne yapazağız; o zaman eh bunu da okumayalım mı diyeceğiz? Zira n eyeni baskı özellikle ne de e-kitap bizim memlekette, özellikle uzun sürede satan kitaplar için söz konusu bile değil. Ama düşün, kitap 1974'te yayımlanmış, diyelim ki 1990 doğumlu biri zamanla o kitabı da içeren bir alana mera saldı; ne yapsın? ne baskı ne e-kitap? Sahaf varken on binlerce kitap yakıma ya da çöpe gidiyor, sahaf yokken birilerinin bir şeyler bulma şansı çok çok daha düşük olurdu. Birkaç ay önce YKY tonlarca kitabını, piyasaya sürmek yerine - ki bu kitap fiyatlarının ucuzlaması anlamına da gelirdi - yok edilmesi için depolarından çıkardı, ama her ne hikmetse yok edim ihalesini alan sivrizeka bunları sahaflara satıp daha fazla para kazanmayı hedefledi (ki bu da kitap başına 0,5 TL falandır), sahaflarda da bu kitaplar şu an çeşitli fiyatlarda bulunabiliyor.
Ya da daha beteri, hatta daha da tazesi, mili kütüphane ton başına fiyat ödeyip, yazmaların, yabancı dilde geçen yüzyıllardan kalma eserlerin de olduğu tonlarca sınıflandırılmamış kitabı ihaleyle yakılmak üzere sattı, bu da gene aynı şekilde sahaflara gitti ve artık bulunabiliyor.
İşin biraz da bu kısmını düşünmek gerekiyor. Kitap, var olan, satıldıkça yeniden basılan, en zoru olsa da kütüphanelerde okunabilen bir şey değil memlekette. 1923'ten 2014'e, basılan kitapların önemli bir yüzdesini artık hiçbir yerde bulamazsınız. E, o zaman bunları okumasınlar mı diyelim?
İşin senin dediğin kısmı, "sahip olunmasın efendim" doğrudur, o zaman ukitap'ta satış seçeneği kaldırılsın, sadece takas olsun. Okudum, elden çıkarıp okumadığım başka bir kitabı edinmek istiyorum diyenlerin platformu olsun burası. Bunu misal, bir site yapmış, ama o kadar az kitap var ki takasta, ve sitenin mantığı da insanı kitap satan bir yere yönlendirmek üzere şekillenmiş, tamamen ticari.
Burada en azından bir şeyleri okumak isteyen insanlar daha ucuza, daha iyi kondüsyonda kitaplar bulabiliyor. Pahalı satanlardan alınmaz olur biter. 1. baskı sonuçta koleksiyon nesnesidir, keyiftir, paradır vs. okumakla alakalı bir şey değildir, ama bunun da alıcısı vardır.
Ben senin sahip olma saptamana katılmakla birlikte, böyle bir memlekette 10 sene sonra kızıma okutmak istediğim kitapları zinhar elimden çıkaramam. Çünkü o zaman geldiğinde bulamayacağımı çok iyi biliyorum bu kitapları.
1. baskı sonuçta koleksiyon nesnesidir, keyiftir, paradır vs. okumakla alakalı bir şey değildir, ama bunun da alıcısı vardır. sonuna kadar doğru söylüyor burada. yeni basım bir Kürk Mantolu Madonna ile 1943 ilk baskı kitabı aynı kefeye koyamazsınız
Aynı kefeye koyarım, ben edebiyatın peşinde, bilginin peşinde koşuyorsam koyarım. Yazarından imzalı bir Kürk Mantolu Madonna olsa bile aynı kefeye koyarım. Maksat okumadan kenera koyup biriktirmekse buna okurluk denmez sevicilik denir. Bu kitaplara çok paralar veren insanları kınamıyorum ama iyi bir okur oldukları için bu kadar para verdiklerini söylemesinler, açıkça söylesinler: O kitapların kitaplıklarında durmasından hoşlanıyorlar, onları değerli sayarak kendi değerlerini yükseltiyorlardır belki, bilemiyorum bunun ruhsal temellerini ama bu okurluk değil.
Siz ama burada sadece roman üzerinde duruyorsunuz bu biraz yanlış. Bilgi içeren kitaplar sürekli kütüphanede bulunmak zorunda. Çünkü bir araştırma yaptığınızda yada aklınıza bir şey takıldığında direk baktığınız yer kütüphaneniz oluyor. Bu kitapları okuduktan sonra elinizden çıkardığınızda ne yapacaksınız. İnsan her okuduğu kitabı ayrıntısı ile aklında tutamıyor sonuçta ara ara bakma ihtiyacı hissediyor.
Romanlar konusunda haklısınız fakat diğer tür kitaplar konusunda değil. Her araştırmacı araştırdığı konu ile alakalı bir kütüphanesi vardır mutlaka olmakta zorundadır yukarıdaki bahsettiğim nedenden dolayı.
Ülkemizde kitapların yakılmaya yada geri dönüşüme gönderilmesi, özellikle milli kütüphanedeki yazmaların gönderilmesi toplumumuzun daha bir bilgi toplumu olmadığının göstergesi. Zaten daha öncede yazdım sanırım burada ben okuyan insanlara bakıyorum genelde roman okuyorlar. Roman okumak evet hoştur güzeldir,hayal gücü için gereklidir. Fakat size bir bilgi katmaz. Sizin kültürünüzü bir noktadan alıp yukarılara taşımaz. Bundan dolayı insanlarımız okumuyor, okuyorsa popüler roman okuyor kendini geliştirecek kültürünü artıracak kitaplara yönelmiyor. Buda tabi 1930 yapılan bir araştırma kitabının yeniden basılmasını engelliyor. İşimiz ondan sonra ara dur kitap var mı.
Epichan romanın hayalgücünü geliştirdiği bilgi katmadığı saptamana katılmıyorum. Tolstoy sadece ve sadece romancıdır örneğin; ama 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin dönüşümün ve köylülüğü çok iyi verir. Flaubert sapına kadar Spinozacı romanlar yazmıştır. Detaya gerek yok, romancı da bu dünyanın insanıdır, bilgi alır bilgi verir, belli bir dünya görüşüne göre kurar romanını. Belli dönemleri, belli kentleri, belli dönüşümleri o dönemlerde yazılan romanlara bakmadan anlayamazsınız; istediğiniz kadar tarih kitabı evirin çevirin, yahut o tarih kitaplarının yazarları o romanlara müracaat etmişlerdir size kolaylık olsun diye.
Ha şu popüler, best seller, aşk-sex-macera kadın fotoğraflı romanlar meselesine gelince ben de bir şey katmayacağını düşünüyorum bunların insanlara, ama daha bunlardan hiç okumadığım için ahkam kesemem. Belki sadece vitrinleri kötüdür, okuyanlar konuşsun bunu.
Sizin dediğiniz edebiyatçıların işidir. O dönemde yazılmış romanları incelemek. Hiç bir tarihçi bir romanı göstererek o tarihteki bir olaya kaynak gösteremez.
Roman insana hayal gücü verir. jule verne kitaplarını okuyanlar onun yazdıklarını hayal etmiş ve gerçekleştirmişlerdir. Isaac asimov kitaplarını okuyanlar belki ileride robot kanunlarına ona göre koyacaklardır. Bir tarihi roman okuyanlar merak edip o tarihi araştıracaktır. Roman hayal gücünü ve merakı destekler daha ilerisine götürmez.
İnsanı tarih,sosyoloji,beşeri bilimler,siyaset,araştırma vs gibi konular ileri götürür. Neyse konumuz bu değil isterseniz başka bir başlıkta tartışırız. Fakat günümüzde yukarıda saydığım türde kitaplar çok okunmuyor baskısı tükenincede bir daha basılmıyor bir daha.
Ben de bilgi kitapları için yüksek fiyati anlarım da, romanlar için fahiş fiyat biçilmesini anlamam. Edebiyat bir zevktir, bir ruh doyurma aracıdır, yeri geldiğinde bilgi de verir. Bazen de bir yazara hayran olur ve tüm eserlerine sahip olmak istersiniz. Bu psikoloji ile ilgili bir konudur. Ancak bir kitap için üstelik de el yazmasi ya da misal 40'lardan kalma bir eser değilse fahiş fiyat koymak uygun değildir bence.
Telefondan girdiğim için çok kötü bir Türkçe oldu, kusura bakmayın.
baskısı olmayan kitabın pahalıya satılmasını bir nebze de olsa anlarım da bu sitede dün gördügüm bir şey var ki hayret ettim:
orjinali 5 liraya kadar düşen kitabı, sitede kendini zeki zannedenlerden biri, korsanını 12 liraya satıyor. bu nasıl bir saçmalıktır anlamak mümkün degil.
şimdi bazı arkadaslar, almazsın olur biter, zorla mı aldırıyorlar vs diye mutlaka düşünecekler. Almakla ilgili degil mesele, burası 2. el kitap sitesi ise, sıfırından daha ucuz olması gereken kitabın, korsanı bile orjinalinin 2 buçuk katına satılmaya çalışılıyorsa birinin bu üyeleri uyarması gerekiyor.
bunu söyleyince -ölücü- diye etiketi yapıştırıyorlar. biz ölücü degiliz ama bunu yapan üyelerin kalpazandan hiçbir farkı yok.
kalpazan:para basan sahtekar kelimelerimizin anlamını bilerek konuşalım lütfen sahtekar vs tamamda kalpazan ap ayrı birşey
Kalpazan kelimesinin yalan ve hile ile iş gören kimse anlamı da var pasmanika.
hmm yalan ve hile ile iş gören anlşamında bir çok kelime var onların kullamnılması daha mantıklı olur..
@pasmanika benim canım kalpazan kelimesini kullanmak istedi, aynı anlamı karşılayan kelimeler olabilir; malum zengin bir dil türkçe.
