muhendisce
Profil Notu
Sınavdan 99 aldığı için ağlayanları saymazsak, pek çoğumuzun okul hayatı boyunca en sevdiği ders ‘boş ders’ti. Hele bir de boş geçen ders matematik ise sevgimizin beşe ona katlaması ihtimal dahilindeydi. Sözümüz ‘çalışkanlar kümesi’nden dışarı fakat eğitim hayatı boyunca çoğumuzun yıldızı bir türlü barışmadı matematikle, bu çok net. Alfalar, betalar havada uçuşurken, limit almış başını sonsuza giderken, x’ler birbirini götürürken tahtaya boş gözlerle bakanların elinde hep sıfır kalıyor, imdadımıza ise şu klişe yetişiyordu: “Hocam bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak yeaaa?” Okul bitip iş hayatına girince rahatlayacak, ‘matematikle doğrudan ilişkili’ bir işimiz olmaması halinde ise iyiden iyiye gevşeyecek, sağda solda okuldayken matematikte ne kadar kötü olduğumuzdan matah bir şeymiş gibi bahsedecektik. Ama galiba derinlerde bir yerde bundan azıcık utanıp sıkıldığımızı kimseye bahsetmesek bile kendimize itiraf edecektik. Çünkü bu matematik denen meretin peşimizi bırakacağı yoktu. Basit para üstü ya da döviz çevirisi hesapları yaparken duraksamaya ‘abi sen ne biçim işletmecisin’ lafını yiyecektik mesela. Üstelik matematikle ilgili bilinen her bir özel bilginin karizma hanesine puan kazandırdığı su götürmez bir gerçekti.
Son 30 gün içinde üyenin hiç hareketi yok.
Üyenin kitaplarım ve istediklerim listelerini görmek için üstteki sekmelere tıklayın.
