- 1
- 2
Gözden Kaçmaması Gereken Yazılar, Söyleşiler
Hemen herkes sitede eminim kimi mecraları, kitap eklerini takip ediyordur. Orada bulunan söyleşi ve yazıları okuyordur, fakat kimi zaman gözden kaçabilen yazılar, söyleşiler olabilir.
Enis Batur ve Haydar Ergülen'in aşağıda linklerini koyacağım söyleşilerinden sonra bu konuyu açmaya karar verdim, benim nasıl olmuşsa gözümden kaçmıştı fakat sonradan 'denk gelince' çok faydalandığım iki söyleşi oldu. Meraklılarının da gözünden kaçmaması için:
Edebiyat alanında sözleri kesinlikle dikkate değer üç beş kişiden biri olan Enis Batur söyleşisi, Tanpınar hakkındaki görüşlerine denemelerinde henüz -eb okurları niçin henüz ifadesini kullandığımı anlayacaktır- denk gelemediğim için özellikle beğendim :
http://www.arkakapak.com/genel/enis-batur-ben-susuyorum-nerede-su-bulursam-icerim/
Haydar Ergülen söyleşisi. Necip Fazıl'ın ikon haline getirilmeye çalışılması, Sezai Karakoç'un duruşu hakkındaki muhabbeti de kendi adıma dikkate değer buluyorum, aynı düşünceleri taşıdığıma sevindim Ergülen ile:
http://www.arkakapak.com/genel/haydar-ergulen-siir-bize-tanridan-geliyor-insanin-yaradilisiyla-beraber-bize-siir-de-veriliyor/
*Sizin de böyle güncel olarak denk geldiğiniz söyleşiler, yazılar olursa link halinde paylaşırsanız çok sevinirim, yararlı da bir konu olacağı kanaatindeyim. Lütfen siteye yük bindiriyor tarzında mesaj atılmasın, atarsa adminin kendisi bunu beyan etsin, daha anlamlı olacaktır. sitede hala güncel kalan ve birçok mesaj atılmış olan gereksiz konular mevcutken kitaplara onlardan daha fazla dokunacağını düşündüğüm bu konuda sadece bahsettiğim gibi söyleşiler, yazıların linkleri olsun. ve tabii konuşulanların veya yazılanların üstüne de konuşur, fikir alışverişlerinde bulunursak ne ala.
Yararlı bir başlık olması dileğiyle..
1993-1998 yılları arasında Ah Muhsin Ünlü mahlasıyla şiirler yazan ve "gidiyorum bu" adında tek bir şiir kitabı olan, şair, yönetmen, senarist, müzisyen ve oyuncu Onur Ünlü'nün 2003 yılında Murat Menteş ile yaptığı röportaj:
http://www.roportajlik.com/ah-muhsin-unlunun-2003te-verdigi-roportaj/ .
Konu iyi düşünülmüş teşekkürler. @DostO
https://www.youtube.com/watch?v=IvdXv0vKzMw
Trt tarafından 1964'de yapılan Aşık Veysel röportajı.
@DaXeNe bu röportajın sonundaki Onur Ünlü'nün keşke daha çok şiir dolu olsaydım bu karşılaşmamızda demesi hüzünlü gelmiştir bana. resullullahla aramdaki farklar şiiri, pek iyi bir şiir okuyucusu olmayan beni derinden sarsmıştır, edebiyatla arası olan herkese de okumuş, okutmuşumdur.
Can Bahadır Yüce'yi denk geldikçe okuyorum ben de, pek sık uğradığım birisi değildir esasen fakat zaman kitapekini takip ediyorum, güzel şeyler çıkıyor evet.
Ben yine aynı siteden bir söyleşinin linkini paylaşacağım, reklam yapıyorum zannedenler için uyarayım herhangi bir bağım yok, ergülen ve batur söyleşini okuduğum sırada çok dikkatimi çekmemişti çünkü kullanılan başlık çok ilgimi çekmemişti, neden bu güzel söyleşiyi bu başlıkla sunmuşlar, bilemiyorum fakat söyleşi muazzam.
'Okuyamama' psikolojisine girenler, şu röportajı bir doz alınca öyle sanıyorum ki başta klasikler olmak üzere kitaplıklarındaki romanlarına dönecektir. Romanın hakkını veren, çoğu konuda katıldığım birisi oldu:
http://www.arkakapak.com/genel/ilk-islami-romanimizi-ilk-batici-romancimiz-yazdi/
@DostO O şiir benim için de çok ayrıdır. Hele bir de Beyti Engin'den dinleyince çok ayrı oluyor.
@laplace1234 Sıkı bir Thomas Bernhard okuru olarak ıskaladığıma üzüldüm. Teşekkürler... :)
Zaman Kitap Eki, 10. yıl vesilesiyle arşivlik bir ek çıkarmış. İnternete de yazıları eklediler. Çok önemli yazarlardan önemli yazılar:
http://kitapzamani.zaman.com.tr/ust-manset/cok-yasasin-kitaplar_553698
k24'ün deneme dosyasına göz atmanızı da isterim. enis batur, nilüfer kuyaş uzun sohbeti doyurucu özellikle.
http://t24.com.tr/k24/yazi/konusmalar-deneme,575
Orhan Pamuk'un yeni romanı "Kırmızı Saçlı Kadın"a dair... Hayat Efsaneyi Tekrar Eder!
http://www.bodakedi.com/2016/02/krmz-sacl-kadn-hayat-efsaneyi-tekrar.html
Anladığım kadarıyla yazının sahibi sizsiniz. Bu şekilde hiç etik olmayan bir davranış sergiliyorsunuz bana gore. Reklam yapmak için açılmış bir başlık değil. Birileri bu yazıyı keşfedip faydalanıp koysa amenna.
Okur süzgecinden geçtikten sonra faydalı yazıların bu başlıkta olmasidir amaci konunun, blog yazılarınızın paylaşılacağı başlık da sitede bulunmakta. Orası daha amacınıza uygun. İyi okumalar dilerim.
Yeniden basılan Babil Kitaplığı hakkında
http://www.eganba.com/ki/editorun-onerisi/zamanda-yolculuk-babil-kitapligi-nin-yeniden-basimi
Bu konuyla doğrudan bağlantılı mı emin olamadım ama çok heyecanlandığım için paylaşmak istedim: !f film festivalinde gösterime giren "Yolun Sonu" (The end of the tour" filmi:
Rolling Stone muhabiri David Lipsky ile epik romanı ‘Infinite Jest’ sonrası yeni şöhrete kavuşan David Foster Wallace arasındaki beş günlük röportajın hikayesi.
http://www.ifistanbul.com/film/the-end-of-the-tour/8/
Bu Pazar Ankara'da gösterimi var, izlemeyi dört gözle bekliyorum.
yayınevleri arasında müstesna bir yere sahip olan mitos boyut'un sahibiyle söyleşmişler. halimiz ahvalimiz: http://t24.com.tr/k24/yazi/mitosboyut,660
Bu kez kimin eleştirilerini okumamaliyiz adına bir paylaşımda bulunacağım. Malum, biraz da eleştiri piyasasında söz sahibi bir isim Ömer Türkeş fakat bu konudan pek anladığı söylenemez. Ben kitapları okuduğunu dusunmuyordum, okuduğum kitaptaki yazdıklarına bakınca sadece arka kapak metnini falan okumuş herhalde diyordum.
Selahattin Ozpalabiyiklar ise (kendisini taniyin isterim) yazıya girdiği yorum ile Ömer Türkeş'in sözde eleştirmen kimliğine bence bir darbe daha vuruyor. Eleştiriyi kitap tanıtımlarından öte goturemiyorlar bu isimler ama parmakla gosteriliyorlar. Semih Gümüş gormezden geldikleriyle de olsa metne dair farklı bakış açıları sağlayan şeyler de yazıyor fakat Ömer Beyin hali de bu maalesef. İlgilisi varsa bahsettiğim yazı su:http://www.sabitfikir.com/elestiri/satonun-icinde
Konu da hareketlenirse nasipleniriz biz de :)
Ömer Türkeş de, Semih gümüş de aynı açıkçası, biraz ingilizce bilen biri TR'de çıkan eleştirilerin çoğunluğunun büyük yabancı gazetelerde çıkanların bir tür kolajı olduğunu görür zaten. Bizim edebiyat camiasında herkes herkesle dost olduğundan, kimse kimseyi kızdırmak istemediğinden hiç kimse kimsenin pisliğini söylemez. Hakkında çok okuduğum iyi bildiğim bir kitap olduğu için söyleyeyim Ömer türkeş'in 2666 hakkında bir yazısı vardı, bir yazıda kitap hakkında tek bir yeni cümle nasıl söylenmez, nasıl bir düşünce kıtlığıdır şaşıp kalmıştım. Sanat camiasıda bu adamlar prim yaptıkça bir yere gelinmez kolay kolay.
Eleştiri piyasası diye bir şey yok maalesef. Amaç kitapları sattırmak ve yayınevleriyle ilişkiyi sıcak tutmak olunca "eleştiri"den bahsetmek yersiz olur zaten. Okurların bir şey zannettiği Sabit Fikir gibi dergiler ve kitap eklerinin içeriği de böyledir. Reklam mecrasıdır. Herhangi bir yayınevinin protokol listesinde olanlar bilirler. Genelde işleyiş şöyledir... Yayınevinin basın ve halka ilişkiler sorumlusu arar. "Bu ay şu kitabı öne çıkarıyoruz. Dergi ve eklere de reklam veriyoruz. Yazmak istersen birinde yayınlatırız." der. Tamam derseniz yayınlanması için kötü diyemeyeceğinizden etrafından dolaşır ve alıntı yaparsınız haliyle.
Konuyla dolaylı bağlantılı Ntv' de "Önce Söz Vardı" insanın damağında hoş bir tad bırakan edebi bir sohbet oluyor her hafta. İzlemeyenler varsa tavsiye ederim.
http://www.ntv.com.tr/once-soz-vardi
"Okurların bir şey zannettiği Sabit Fikir gibi dergiler ve kitap eklerinin içeriği de böyledir. Reklam mecrasıdır."
Önce Söz Vardı kamera önünde kurulmuş, 1 gram nesnel içeriği olmayan program. Bu programın üst taraf da ki cümleye hizmet ettiği kaçınılmaz.
- 1
- 2
