İlk yerli bilimkurgu edebiyatı örnekleri
Başlığı belki başka örneklerden de bahsedilir diye genel olarak açtım ama benin aslında bahsetmek istediğim eser Refik Halid Karay'ın 1921 tarihli "Hülya Bu Ya..." isimli öyküsü. İlk yerli bilimkurgu örneği diye anılır. Karay Ankara'da geçen bu kısa öyküsünde robotlar, ışınlanma, yapay zeka gibi birçok "uçuk" fikre yer vermiştir. Öykünün önemli bir özelliği ise bilimkurgu öyküsü yazma amacı güdülmeden kaleme alınmış olması. Yani Karay aslında Ankara'nın başkent oluşuna bozulup bunu hicveden bir öykü yazmış.
Öyküyü internette bayağı bir araştırdım ama bulamadım. Okumak isteyenler bu güzel öyküyü İm yayınevinden çıkan "Türk Bilimkurgu Öyküleri 1" seçkisinde veya yazarın "Ago Paşa'nın Hatıratı" isimli eserinde bulabilir.
Bazı pasajları okumak isterseniz:
http://blog.milliyet.com.tr/ago-pasa-nin-hatirati---refik-halid-karay/Blog/?BlogNo=280615
Bahsettiğim seçki kitabı:
https://www.goodreads.com/book/show/18493323-t-rk-bilimkurgu-yk-leri
Ayrıca bu eserin de ele alındığı doyurucu bir makale şuradan okunabilir:
http://www.jasstudies.com/Makaleler/443930146_30-Ara%C5%9F.%20G%C3%B6rv.%20Y%C4%B0%C4%9E%C4%B0TLER%20%C5%9Eener%20%C5%9E%C3%BCkr%C3%BC-yay%C4%B1n.pdf
Son olarak bir başka bilimkurgu öykücümüzü bir kez de buradan anmak isterim. Daha önce de yazmıştım: Orhan Duru
http://www.ukitap.com/meydan/oku/2276/
Sevgiler
" (...) Öte yandan henüz 1970’li yıllara kadar ciddi anlamda bir Türk bilimkurgu yazarından bahsedilememektedir.
Ama bu edebiyatımızda hiçbir bilimkurgu eseri yazılmadığı anlamına gelmez. Üstelik bilimkurgu; dünyadaki gelişimi çerçevesi dahilinde ele alındığında, bilimkurguya benzer ilk türlerin tarihlemesi Türkiye için de bir hayli eskilere; Evliya Çelebi’ye dek uzatılabilir. Zira Evliya Çelebi; 1670 tarihli efsanevi “Seyahatname”sinde Viyanalı robotlardan, roketlerden, timsah denizaltılardan bahseder. Nitekim Bülent Somay ve Zühtü Bayar’ın konu hakkındaki yazıları, Türk bilimkurgusunun hiç de vasat bir geçmişinin olmadığını gösterir.
Uyuşturucu ile zaman yolculuğunu konu edinen “Ahmak-ı Hayal”i ile Filibeli Hilmi, “Tarih-i İstikbal” eseriyle de Celal Nuri, ileri Osmanlı dönemine dek olan zamanı temsil eden, bilimkurgu üzerinde kalem oynatmış yazarlar olarak görülebilir.
Abdülhak Hamit Tarhan’ın 1913 tarihli “Tayf Geçidi” ise bir gelecek yüzyıl betimlemesidir. Refik Halit Karay’ın1921’de yazdığı ama ancak 1939’da yayımlanan ve bir Amerikalı gazetecinin gözünden geleceğin Ankara’sını anlattığı eseri “Agop Paşa Hatıratı”, üstelik ilk mizahi bilimkurgu ve kentsel ütopyamızdır. Karay bu eserinde Ankara Hükümeti’ni hicvederken, bir yandan da kendi kendine yürüyen yolları, olağanüstü gelişmiş iletişim araçlarını, çocukların özel makinelerde büyütülmesi gibi temaları işler.
Bir gece ansızın sıkıntıyla uyanıp, kendini boşlu yolculuğunda Merih’e giderken bulan roman kahramanının burada yaşam ve felsefeye ilişkin yeni buluşlarla karşılaştıktan sonra dünyaya dönmesini konu edinen Dr. V. Bilgin’in 1943 tarihli “Rüya Mı? Hakikat Mı?” yapıtından sonra, 1944’te “Beyaz Ülke” göze çarpar; yazarı sadece Fay-ka olarak belirtilen bu romanda; Orta Asya’dan gelen bir Türkmen boyunun bulunduğu Eğirdir kasabasının bir yer sarsıntısı sonucunda toprak altına çökerek üzerinin kapanması, ancak yaşamın sürmesiyle oluşan bir yeraltı uygarlığı konu alınır. (…) Aynı dönemde Peyami Safa “Cingöz Merih’te”yi yazar.
1971’de Metin Atak, “Gezegenler Savaşıyor” ve “Arena” adlarıyla özgün olmayan iki roman kaleme alır.
Bu yıl aynı zamanda Türkiye’de ilk bilimkurgu dergisinin çıkarıldığı yıldır. “Aylık Haber Bülteni” önce teksir haliyle Sezer Erkin Ergin tarafından Ankara’da çıkarılır. Ergin’in ertesi yıl çıkardığı “Antares” dergisi ise sadece 6 sayı sürer.
1976’da aynı zamanda çocuk ve gençlere yönelik olarak bilimkurgu kitapları yazmaya başlayan Selma Mine’nin yine önce teksir, ardından dergi olarak 42 sayı süren “X-Bilinmeyen” dergisi görülür. Dergi daha sonra “Evren” adıyla iki yıl daha devam eder.
1980’de Bülent Akkoç 3 sayı sürebilecek ve yine bir teksir çalışması olan “Göktaşı”nı, 1987’de ise yine 3 sayılık “Çağdaş Sanat Bilimkurgu”yu, ertesi yıl da “Öncü”yü hazırlar. 1996’da Hakan Alpin ile birlikte yayınlamaya başladıkları “Atılgan”ı 14 sayı sürdürürler. Aynı dönemde Giovanni Scaggliomo tarafından 4 sayı sürdürülebilen “Nostromo” da vitrine çıkar.
Son olarak 2002-2005 yılları arasında 10 sayı yayımlanan “Davetsiz Misafir” dergisi görülür.
Roman ve öyküler konusuna geri döndüğümüzde, bilimkurgu alanındaki teorik çalışmalarıyla da tanınan Zühtü Bayar’ı (Geyşa Android Şirketi), Ali Nar’ı (Uzay Çiftçileri), Orhan Duru’yu (Yoksullar Geliyor), Müfit Özdeş’i (Son Tiryaki), Fatih Çatallar’ı (Dönüşüm), Haldun Aydıngün’ü (2000’li Yılların Öyküleri), İsmail Ünver’i (Türklerin Uzaylılarla Randevusu), Alev Alatlı’yı (Schrödinger’in Kedisi), Aşkın Güngör’ü (Gohar) ve Gurur Asi’yi (Cam Dünya) bu türde eserler veren az sayıdaki Türk yazarları arasında sayabiliriz. (...)"
Kaynak: Türk Çocuk Edebiyatında Bilim Kurgu, Mazlum Akın, Bizim Kitaplar, 2009
kisa süre cikan albemuth bk fanzinini ve kayipdünya ve lostlibrary internet sitelerini de saymak lazim. albemuth un eski sayilari internette bulunabiliyor, google ile aradiginizda pdf kopyalari var. kayipdünya ve lostlibrary ne yazik ki artik devam etmiyor.
