Kitap Yorumları
@thyructus
Bakalım nasıl olacak diğer seriler ile karşılaştırmadan okuyayım diyorum. Okudukça yazarım buradan.
Politik Romantizm ve Modernite Eleştirileri/Hasan Aksakal
Edebi bir ekol olarak maruf ve meşhur olan “Romantizm” bu kitapta felsefi ve siyasi bir ekol olarak inceleniyor… Aydınlanmacı akla ve onun devamı olan mekanik-analitik bakış açısına tepki olarak doğan felsefi-siyasi romantizmin Rousseau, Herder, Goethe, v.b. öncülerinin fikirleri aktarılıyor, devamında da “maskeli romantik vaizler” Marx, Weber, Nietzche’nin politik romantizmle flörtleri ve bu zevatın romantik kökleri izah edilmeye çalışılıyor… Etkileyici bir figür olan Oswald Spengler’in üzerinde önemle duruluyor… Ve politik romantizmin bireysel melankoliden kolektif isyana gidebildiği haller, mecrasından saparak Nazizme ve Faşizme dönüşebilmesi irdeleniyor…
Şehirden köye kaçmayı; dünyayı değiştirmekten ziyade dünyaya sığınmayı; moderniteye isyan edip kâh pastoral özlemler peşinde koşmayı, kâh altın çağ hayalleriyle muhafazakârlığa-milliyetçiliğe savrulmayı v.b. sair türlü çelişkili ve ikircikli halleri barındırıyor siyasi-felsefi romantizm… Amma ve lakin, tüm bu çelişkilerine, icabında nasyonal-faşist sosyalizmlere ve totalitarizmlere esin verse dahi bugünkü ekolojik hareketleri başlatması; modern akılcılığı sorgulayıp duygusal-ideal olanı yüceltmesi; maziye olan alakası ve iştiyakı sayesinde bugünkü antropolojik-folklorik çalışmaları doğurmuş olması gibi veçheleriyle halen dahi es geçilemeyecek bir kavram “Romantizm”…
Neticeten; derleyici ve özetleyici bir doktora tezinin kitaplaştırılması olan bu çalışmadan hayli faydalandım ve Türk akademi camiasından da bu tür posası çıkmamış konularda çalışmalar gelmesine de hayli sevindim.
Zamanında Unutulmuş Diyarlar serileri ile ilgili çok güzel bir eleştiri okumuştum. Tam olarak şöyleydi; '' Kitabı okurken sanki zar sesleri duyuyorum'' .
Frp seven ve edition 3.5 ile fazlasıyla vakit geçirmiş biri olarak önermiyorum. Az betimleme, bol aksiyon ve background fukarası karakterler. Bence ilk üçleme sonrası vakit kaybı.
düğün-nicholas sparks içinizi ısıtan bir aşk romanı soğuk kış gününde iyi geldi:)
Deliliğin İmalatı/Thomas S. Szasz
Altbaşlığı "Engizisyon ve Akıl Sağlığı Hareketi Üzerine Karşılaştırmalı İnceleme" olan bu kitap, vaktiyle engizisyonun cadı, yahudi ve sair dışlanmış-ötekileştirilmişlere uyguladığı metodik işkenceyi bugün kurumsal psikiyatrinin uyguladığını muhteşem detaylar ve anekdotlarla açığa seriyor. Anti-psikiyatri akımının kuvvetli bir temsilcisi olan yazar, çağdaş psikiyatri tekniklerine ve devletin emrindeki bürokrat psikiyatristlere okkalı bir şamar atıyor. Sorgulatan, irkilten bir kitap!
Barbaros bir site ile anlassan bu yorumlarla köşe yazarlığından para kazana bilirsin sağlam okuyup yazıyorsun
eyvallah:)
@barbaros hocam meslek nedir? Ya da üniversite okumuşsanız hangi bölümü tercih ettiniz? Okuduğunuz kitaplara bakıyorum da normalin dışında kalıyor. Şahsen kitap alırken titizim epey. Üniversitede geçirdiğim beş senenin etki yaptıkları arasında kitap da var. Bundan dolayı merak ettim bir an.
avukatım:)
Bir dergi projesinde, yakın zaman içerisinde yazarlık teklifi yapacağım Barbaros Ağbi'ye (halk önünde duyuruyorum ki psikolojik baskı yaratsın üzerinde) :)
NOT: Teklif var, telif yok. "Tehdit (de) Değil (sadece) Teklif"
Estağfurullah, volkan hocam ben profesyonelim,kulübümle anlaşırsanız sorun çıkarmam:) şaka bir kenara şeref duyarım:)
@barbaros abiye ben de çok özeniyorum, çok değişik bir zevki var buradan gördüğüm kadarıyla. Mesela şu Deliliğin İmalatı'nı ben de çok okumak isterim ama onu okurken sıkıntıdan ölürüm, patlarım, can veririm :D Napalım benim de kaderimde hep kurgu kitaplar varmış :( :D
@barbaros, yorumlarınızın yollarını gözler olduk. Sevilen ve yazıları takip edilen köşe yazarımız oldunuz.
estağfirullah,merakımı tatmin etmeye çalışıyorum, okuduklarımı da karınca kararınca paylaşmaya çalışıyorum:) kitaplar bitince hanıma heyecanla anlatmaya çalışsam da susturuyor, ben de buraya yazıyorum:)
Şizofreni ve değişimler Kitabı - Philip K. Dick
Pek bir şey anlamadığım ufak bir kitap. Çeviriden dolayı mı bir şey anlamadım yoksa gerçekten bir şey yok mu onuda çözemedim. Bu kadar ufak bir kitaba neden ciltli bir kapak yapmış 6:45 onuda anlamadım.
Enigma - Antoni Casas Ros
---
Dört edebiyat aşığının kitaplara, kendilerine ve birbirlerine duydukları yıkıcı tutkuyu anlatır bu kitap: Joaquim, Naoki, Ricardo, Zoé.
Bedensel eksikliği ve zihinsel bütünlüğü arasında kalan; aşktan uzak ama hiddete yakın edebiyat profesörü Joaquim, sonlarını sevmediği kitapları parçalar kitapçılarda.
Zengin bir japon ailenin kızı Naoki, çocukluğundan beri konuşmuyor, siyahlar içinde; dünyasında siyahtan, beyazdan başka renge yer yok ve bu bir metafor değil.
Yaşam enerjisiyle dolu Zoé, Joaquim'e hayran bir öğrenci ve onun hiddetinin ötesindeki kırılgan adamı görebiliyor.
Ricardo, kiralık katil, öldürmeden önce kurbanlarına şiir okuyor. Artk öldürmek değil yaratmak istiyor. Şiirleri yayınlanırsa ne mutlu.
Birbirlerini yücelten, tamamlayan, kıskanan, ayrı ayrı varolup birlikteliklerinde yeni bir bütün bulan dört farklı roman kişisi.
Hepsi bir örgütün parçası. Bartleby ve Şürekası: Eserlerine belirgin bir son yazamayan "korkak" yazarların kitaplarını değiştiren bir örgüt.
Bir sonu olsa da olmasa da roman kişileri ölür mü? Biz okuyucular öleceğiz ama onlar her okunuşta kaderlerini yeniden yaşamaya başlayacaklar. Onları kıskanıyorum.
Enigma, kendi içine kapanan ve okuru da dünyasına dahil eden gizemli bir kitap.
Çevirmen, Işık Ergüden, kusursuz çevirmiş. Zihni dert bulmasın.
@periyodiknesriyat, çok teşekkürler. Daha sık yorum yapman dileğiyle. :)
Bir şey çok popülerse kaçınmaya çalışan anti-popüler ordusunun bir neferi olarak, behzat ç. nin ilk kitabını yeni okudum.
Kitabın dili ve öyküyü anlatışını inanılmaz beğendim ve çok da hızlı okudum, uzun süredir günde yüz sayfanın üzerine çıkamamıştım.
Yalnız, bir polisiye olarak çok beğendiğimi söyleyemem. Polisiyelerde, okuyucuya olayın sonunu tahmin edebilmesi için biraz daha ipucu verilir hatta üç beş tane de yanıltan ipucu verilir ki, okuyucu karmakarışık olsun. bunu eksik buldum sadece.
Ama benim gibi ankara'da okuduysanız, o tanıdık mekanların adını okudukça bile anılarınız gözünüzün önüne gelebilir.
Özetle; beğendim :)
Postmodernizm ve Tüketim Kültürü/Mike Featherstone
Yazar, temel kaygısının postmodernizmin yükselişe geçmesini ve kuvvetli ve tesirli kültürel bir imaj haline gelmesini anlamaya çalışmak olduğunu söylüyor.
Kitap şu yazılardan oluşuyor;
- Modern ve Postmodern: Tanımlar ve Yorumlar
- Tüketim Kültürü Teorileri
- Postmodern Kültürün Bir Teorisine Doğru
- Kültürel Değişme ve Toplumsal Pratik
- Gündelik Hayatın Estetikleştirilmesi
- Hayat Tarzı ve Tüketim Kültürü
- Kent Kültürleri ve Postmodern Hayat Tarzları
- Tüketim Kültürleri ve Küresel Başıboşluk
- Genel Kültür mü Yoksa Müstesna Kültürler mi?
- Sonuç: Çeşitliliğin Küreselleşmesi
Featherstone, postmodernizm terimi altında sıralanan karakteristik özelliklerin büyük bir kısmının modern ve icabında pre-modern safhada da bulunabileceğini savunuyor. Gündelik hayatın estetikleştirilmesi, değişen imajlardan oluşan bir figürel kültür yönündeki eğilim, duyguların denetimli veya oyuncul denetimsizliğini bu argümanının örnekleri olarak tartışıyor.
İşbu kitaba literatürde sürekli atıf yapıldığını görürdüm, nihayet okuyabildim. Tümüyle nüfuz edebildim mi şüpheliysem de hayli faydalandım ve mahdut entelektüel kapasitemin elverdiğince kavramsal cephaneliğime mühimmat takviyesi yaptım. Bilhassa Bell, Benjamin, Baudrillard, Simmel, Bourdieu’nun fikriyatını layıkıyla kavrayamasam da süzmemde ve sezmemde yardımcı oldu bu kitap. Enfes bir okuma tecrübesiydi, bu tür konulara meraklı ve “tüketimcilik ve televizyon yoluyla, göstergelerin, imajların ve simülasyonların birbiri üstüne yığılmasının istikrarsız, estetikleştirilmiş bir gerçeklik sanrısı yaratan hipergerçeklik dünyasından” sıyrılmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.
