Le Guin'in Ulusal Kitap Ödülleri (National Book Awards) konuşması
Le Guin kitabı okuduysanız ya da ablamızın bir konuşmasını dinlediyseniz kendisine hayransınızdır zaten.
Geçenlerde NBA (Ulusal Kitap Ödülleri)'ne katılmış abla, ufak bir katkı ödülü almış. Ancak ödüllerden çok Le Guin'in yaptığı konuşma damgasını vurmuş törene :D
Ya organizatörler bu tür şeyleri seviyor yada Le Guin'i kürsüye çıkartık sıradan bir kaç kelam etmesini bekliyorlar garip bir şekilde hala.
Neyse Le Guin abla da Bilim Kurgu ve Fantastik Kurgunun üvey evlat muamelesi görmesinden, yayıncıların kütüphalere uyguladıkları e-kitap fiyat politikasına; satış biriminin editörlere baskı kurma yetkisinden yayıncıların yazarlara kurguda uyguladıkları "ticari amaçlı baskı ve kalıplara" kadar pek çok konuda laf saydırıyor yayınevlerine (: Tabi bunu yaparken kendi yayınevlerine de "aç gözlülük ve cehaletten kaynaklı salakça bir panikle hareket ettiklerini" söylemeden edemiyor...
http://electricliterature.com/watch-ursula-k-le-guins-amazing-nba-acceptance-speech
Facebook'ta bir arkadaş Türkçe'ye çevirmiş, birebir kopyalıyorum:
Teşekkürler Neil ve bu güzel ödülü bana verenlere yürekten teşekkürler. Ailem, temsilcim ve editörlerim, burada olmam onların sayesinde ve kazandığım bu ödül benim kadar onların da sayılır. Kabul etmekten mutluluk duyduğum bu ödülü edebiyattan uzun süre dışlanmış bilimkurgu ve fantastik kurgu yazarları ile, yani son 50 yıldır böyle güzel ödüllerin sözüm ona gerçekçi denen yazarlara gitmesini izlemiş olan hayalgücünün yazarları arkadaşlarım ile paylaşıyorum.
Bence zor zamanlar geliyor, alternatifleri görebilen yazarların seslerine ihtiyaç duyacağımız zamanlar. Nasıl yaşadığımızın, korkudan tutulmuş toplumumuzun ve varolmanın farklı yollarını arayan saplantılı teknolojimizin alternatiflerini görebilecek hatta umut için gerçek zeminler hayal edebilecek yazarlara ihtiyaç duyacağımız zamanlar. Özgürlüğü hatırlayan yazarlara ihtiyacımız var. Şairlere, hayalperestlere – daha büyük bir gerçeği görebilen gerçekçilere.
Şu anda, piyasa için ürün üretmekle sanat eseri üretmek arasındaki farkı bilecek yazarlara ihtiyacımız var. En yüksek reklam gelirini ve kârı elde edebilmek adına yazılı metni satış stratejilerine göre oluşturmak sorumlu yayıncılık ya da yazarlıkla hiç de aynı şey sayılmaz.
Yine de satış departmanlarına editoryal kısımdan daha fazla kontrol verildiğini görüyorum; yayıncım bile kendi cehaleti ve açgözlülüğü ile saçma bir panik içinde, halk kütüphanelerine bir e-kitap için normal müşterilere verdikleri fiyatın altı yedi katını veriyor. Çıkarcıların bir yayınevini başkaldırısı yüzünden cezalandırmaya çalıştığını, yazarların kurumsal fetavalar yüzünden tehdit edildiğini daha yeni gördük. Ve pek çoğumuzun, kitapları yazanların, üretenlerin bunu kabul ettiğini görüyorum. Ticari çıkarcıların bizi deodorant gibi satmasına ve ne yazıp ne yayımlayacağımızı söylemesine izin veriyoruz.
Kitaplar, biliyorsunuz onlar sadece ticari mallar değiller. Kâr dürtüsü çoğu zaman sanat hedefiyle zıt düşüyor. Kapitalizm ile yaşıyoruz, gücü kaçınılamaz görünüyor. Kralların kutsal hakları da öyle görünüyordu. Hangi insani güç olursa olsun, yine insanlar tarafından direniş gösterilip değiştirilebilir. Direniş ve değişim de çoğu zaman sanatta başlar, özellikle de bizim sanatımız, kelimelerin sanatında.
Oldukça uzun ve güzel bir kariyerim oldu. Güvenilir ve dürüst insanlarla. Şimdi, burada, her şeyin sonunda Amerikan edebiyatının ihanete uğramasını izlemeyi hiç mi hiç istemiyorum. Biz, yazan ve yayımlayanlar kazançtan kendi adil payımızı istemeli hatta talep etmeliyiz, ama bu güzel ödülün adı kâr değil. Onun adı özgürlük!
Keyifle okudum :) elinize sağlık
Teşekkürler.
Şuana kadar 4 kitabını okudum. Devrimci bir yazı yazmış ama ne kadar başarılı olur bilinmez tabi. Demek ki yayıncılık başka ülkelerde de sorun teşkil ediyormuş.
Kapitalizm ile yaşıyoruz, gücü kaçınılmaz görünüyor. Kralların kutsal hakları da öyle görünüyordu :)
Çok fena laf vurmuş yani :)
"Siz kendi payınıza düşen parayı alın bizim payımız olarak da bizi rahat bırakın ki üstediğimiz kurguyu yazalım, sizin istediğiniz tarzda kitaplar s.çmayalım" demiş özetle :D
odocu işte:)
Paylaşım için teşekkürler. Muhteşem bir konuşma olmuş. Popüler kültürde her şey kağıt mendilin ömrüne sahip, kullan at yaşıyoruz resmen.
