Kitap Okuma Alışkanlığımız
Kitap okuma alışkanlığınız nasıl başladı?
Benim ilk okudugum kıtap daha doğrusu ılk defa beni etkileyen kıtap BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ olmustu ondan sonrada kıtap okumaya daha düşkün oldum
kitap okumak esasen bir alışkanlıktan ziyade bir yaşam biçimi olmalı kişinin yaşamında...alışkanlıklarıda iyi ve kötü alışkanlık olarak kategorize edebılırız elbette,kitabıda iyi alışkanlıklar içerisine koyabiliriz.alışmak kişinin ruhuna yapışmasıdır.eline ayabına vucuduna yakışması ki kastedılen iyi bir alışkanlık ise..alışkanlıklardan vazgeçmekte kolay olmasa gerek hayatta ,düşünürsek ilk aşkımız la buluştuğumuz günleri, sevdıceğimizle her hafta sonu sinemaya gitmeyi, annemizin başımızı okşayışına hangimiz alışmadıkmı.
benim yaşam biçimim ilkokulda şiir yarışmasında hediye edılen bır kıtapla başladı..hüseyın yurttaş ki yıllar sonra organizasyonda imza gününe davet etmiştim kendisini..kitap mı? şimdilerde en çok ihtiyacımız var '''sevgiyle dönsün dünya ''''
Alışkanlığımızı sorarken okuduğumuz kitap miktarını mı acaba kastediyorsunuz ?
Yoksa okuduğumuz türleri mi yada nasıl bu alışkanlığa başladığımızı mı ?
Çok sorular oldu ilk aklıma gelenler bunlar oldu başlığı okuyunca.
alşkanlığım.. eski sewgilime daha iyilerini yazabilmek için daha çok okumaya baslamıştım sewgilim gitti ktaplar benimle:)
Arada sırada kitap okuyordum sonra bukowski ile tanıştım onun kitaplarını okuduktan sonra sürekli okumaya devam ettim
Orta okuldayken tatillerde kuzenimin iş yerine giderdim. Komşu esnafın bekleme salonunda :) Gelişim ve Harlequin romanları vardı. Öylesine elime aldım tabii o yaştaki bir çocuk için çooookkk ilgi çekiciydi. Oradakiler bitince bulmak için sahafları dolaşmaya başladım. İşte orada diğer türlerinde arasında kayboldum. Lisedeyken herkes benimle dalga geçerdi. Bütün paramı kitaplara yatırıyorum diye. Sonra benim gibi okuyan arkadaşlarım oldu okumak da daha zevkli oldu. 20 yıldır okuyorum. Keşke mümkün olsaydı okuduğum her kitabı saklasaydım iki çocuğuma güzel bir miras olurdu.
Pasmanika eski sevgilin iyi bir alışkanlık bırakmış sende :)
Epichan okuma sevgini nasıl kazandıgından bahsedıyorum veya hangi kıtapla sevmeye başladın :)
Kitap okumak gıbısı yok bence ve böyle güzel bır sıtede kitap sever insanlarla sohbet ettiğim içinde ayrıca çok mutluyum.
okumayı öğrendikten sonra yaz tatillerini köyde geçirirken en iyi arkadaşım oldular.trt fm vardı radyoda.karıncalı televizyonda teletex açılsa seviniyordum.başka dünyalar demekti kitaplar.yazarı ya da türü hiç fark etmezdi.bulamazdık ki öyle çok kitap.diziler de yoktu.Kemalettin Tuğcu'nun kitapları film gibiydi zaten.üstelik heyecanlı yerde de kesilmiyordu.bazen üzülür,bazen sinirlenir sonunda ne olacak diye çabucak bitirirdim.çok klasik bir söz belki ama şimdiki zaman çocukları için kitaba sıra gelmiyor.artık televizyona bile bakmıyorlar.bilgisayar tablet derken akıllı telefon..her şeye rağmen kitapları seven çocuklar da var ama maalesef kitabın rakipleri arttı.. (BİR TÜRKÇE ÖĞRETMENİNDEN BİR DOKUN BİN AH İŞİT :))
Öyle arada bir kitap okurdum bende. Canım sıkılınca yapacak bir iş bulamayınca okurdum. Daha sonra ortaokulda 6.sınıftı galiba bir arkadaşım bana Agatha Christin'in Doğu Ekspresi'nde Cinayet(yanlış hatırlamıyorsam eğer) kitabını iki saat içinde okumak ile başlamıştı. O kadar bağladı ki kitap şu sayfa şu sayfa derken bir baktım bitmiş kitap.:)
Daha sonra Agatha'nın bir çok kitabını okudum sonra baktım kitap almaya ve okumaya başlamışım.:) :)
Herkes çok küçük yaşlarda başlamış çok güzel. Ben küçükken okumadan nefret ederdim. Kardeşim torba torba kitap okurken ben okumazdım. Orta okulda Stephen King ile tanıştım ve üniversiteye kadar sadece Stephen King okudum. Benim okuma alışkanlığımı üniversite için Azerbaycan'a gittiğimde kazandım. 2006 da çok geç yelken açtım bilgi denizine. Sonra o kadar çok kitap okumaya başladım ki etrafımdakiler bu sefer bana başka gözle bakmaya başladı. Babam isyan etmeye başladı bu kadar kitaba para vermek yeter diye :)
Ama ne kadar çok okusam da okumaya geç başladığım için daha okunacak tonlarca kitap var. Benden önce okumaya başlamış insanlar çok ileride bundan dolayı. Şimdi bir dernekte çocuklara kitap okutturmaya çalışıyorum her hafta ve onlara hep dediğim okumaya erken başlayın.
Bende yıllar once dedemde yatili kalmistim. E yasli insanlar bilirsiniz gurultu kaldirmazlar :-) daha sonra evde bi kitap buldum onlar da nerdien geldigini bilmez halde evde kitap okuyan yok cunku. Emine senlikoglu çin işkencesiydi kitabin adi o kitaptan sonra benide bir heycan sardi kitabin temasindan haberim olmaksizin kitabi okusum bana korku filmini andiriyodu ama simdi bulursam o kitabi tekrardan okuyacagim ondan sonra kendi kendime kazandigim kitap okuma aliskanligina seviniyorum. Ama sizlerde yaptinizmi zamaninda bilmiyorum ama ilkokuldayken ders kitaplarini matematik turkce okuyupp bitirmeye calisirdik bi anlami yoktu belki ama arkadaslar la yaris yaptigim gunleride hatirliyorum :-):-)
Ah o kitabın kokusu,heyecanı,huzuru ve mutluluğu yok mu.:) Bambaşka bir şeydir.
en sevdiğim şey yeni kitap kokusu..ya yeni ya da çok eski olmalı kitap..okulumun kütüphanesinde 25-30 senelik bir örnek ciltlenmiş kitaplar var.senelerdir kapağı açılmamış klasikler.okurken hapşuruyorsunuz :D
Gerçekten öyle bende çok severim kitap kokusunu yeni bir kitap alınca açmayada kıyamıyorum:)) sayfaları kırışmasın dıye ama okumadanda olmuyor :)
İlkokul dördüncü sınıfa gidiyordum. Öğretmenimiz tarihi bir kitap seti almıştı; kitapları sıra sıra değiştirerek okuyorduk. O zamana kadar sadece ders kitaplarındaki parçaları okuduğum için okumanın tadına ilk kez vardığımı anladım. Bilge Kağan'ı anlatan bir kitap okumuştum. Bu benim kitapla ilk tanışmamdı diyebilirim.
Lise ikinci sınıfa gidene kadar kitaplarla çok az aşır neşir olmaya başladım. Okumak hoşuma gidiyordu; ama online oyunlardan başımı kaldıramıyordum. Oyundan bir şekilde kurtulduktan sonra okul hayatımı ve geleceğimi düşünmeye başlamıştım, çünkü felaket başarısızdım- hala da farklı sayılmam- ama bir şeyin farkına varmıştım: hiç bir şeyden haberim olmazsa, tercih etmediğim bir hayatı yaşamaya mecbur kalacaktım. Bu yüzden ilk baş teyzemden Natur Dame'ın Kamburu'nu aldım. Çeviri o kadar berbattı ki ne kadar uğraşsam da okumayı sürdüremedim. Ardından çeviri olmayan kitapların okunmasının daha kolay olacağını düşündüğüm için Türk bir yazarın kitabını istedim; aldığım romanın adı: Haram Lokma'ydı. O zamanlar aklımda kitap alma fikri uyanmadığı için genellikle kolay elde edilebilen ve dini konuları olan birkaç kitabı okudum. Sonra polisiye kitaplarıyla ilgilenmeye başladım çünkü popüler ve elimin altında olanlar onlardı. Okuduğum türün ne olduğunu bile bilmiyordum. Fakat kitapların bazı yerlerindeki tespitlerden ve felsefik açıklamalardan etkilendiğim için bir süre daha okumaya devam ettim. Sonunda polisiye romanlarının da hep aynı kurguya sahip olmasından sıkılmıştım artık. Ve araştırmalara başladım. İşte serüven böyle başladı.
ilk okuduğum kitap sevgi çiçeğiydi ve sonradan arayıp bulamadım :(
benimde aşk romanları dışında ilk okuduğum kitap hasta olan karısı ile anılarını anlatan yaşlı bir adamın hikayesiydi. Çok aradım ama ne adını ne de kitabı bulabildim.
@pasmanika yazarı kim ?
