- 1
- 2
Karl Marx'ın Eşine Yazdığı Muhteşem Mektup
beratatabey nickinizi yazarken zorlandım ama son yıllarda gördüğüm en harika yorum son cümle gazi koşusundaki son düzlük gibi bravo alkışlıyorum bu arada gerçekten alkışlıyorum :D
aslında yazılınca zorlanılsın diye böyle yapmıştım :) teşekkür ederim. yani haddinden fazla değer biçmişsiniz yorumuma, bunu da sizin nezaketiniz olarak algılıyorum :) bu arada gerçekten algılıyorum :)
eyvallah :D
bu forumun sosyologlarında iş yok. bir deneyeyim dedimde.. boşa..
:) mezun olunca da iş olmayacak zaten.
Yorumlara oldukça geç baktım konuyu açan sahıs olarak, çok gzel yorumlarınız var teşekkür ederim yorumlarınıza :) Oldukça meslektaş da çıktı aranızdan lakin ben sosyolojiyle ilgili görüşlerinize katılamamakla beraber saygı duyuyorum her şey insanın kendi elindedir önemli olan bilgiye ulaşmaktır bu kanıdayım :)
tomthejeer ne manada iş yok anlayamadım neden beğenmediniz bizi :D
Tabi ki önemli olan bilgiye ulaşmaktır ve bilgiyi ulaştırmaktır fakat sadece bunlarla insanın hayatını idame ettirmesi de mümkün değil atamalar kadrolar alınan en düşük maaşlar iş imkanlarının kısıtlı olması sosyolojiye ve sosyologlara hakettikleri değerlerin verilmemesi bunlarda derinlemesine üzerinde durulması ve hakların aranması gereken konular yani bilgiye ulaştık ama cebimize adam düşse kafasını yarar napıcaz şimdi :D
o konuda da haklısın bi yerde işsiz misin bilmiyorum ama fazlaca acımasız olduğunu da düşündüm ne bileyim sonucta bu bölümle ilgili değil ülkeyle alakalı bir sorun ve tabi kişinin kendisinden de kaynaklanıyor bi yerde :)
İş yok derken. Hahaha, sanırım iş bulamadığımızdan dem vurduğumu anlamadınız. :)
Kusura bakmayın.
ayrımı tam anlayamadım ondan sordum zaten :D roselee daha bitirmediğiniz için bölümü sanırım farkında değilsiniz bölümün sıkıntılarının mezun olduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız :D
ya bölümü bırakayım o zaman gözümü çok korkutuyorsunuzz :(
Arkadaşlar sosyoloji akademik hayatta dahil,mesleki açıdan bakıldığında sadece bireysel etkilerinin yanı sıra,bakış açıları değerlendirmek,incelemek adında bir akılla sentez edildiğinde bir form oluşturur.Onun bilimselliğin kullanılması açısından düşünürseniz bunun size katkısı bu şekilde olacaktır.Türkiye'de dahil evrensel açıdan baktığımızda sosyal bilimler yeni yeni ortaya çıkmakta.şimdi tarihsel olarak girmek yerine bilginin değişkenliğinin yanı sıra,akılcı eylem kuramıyla hareket etmenizi öneririm..yoksa sınavlar,meslek dalları sizin için sadece bir araç olacaktır...amaç olarak bakıyorsanız gerçekten sadece okumuş olursunuz bu bölümü...örneğin,açıköğretimden sosyoloji okumak gibi..soru örneği de vereyim..."denemeler"i kim yazmıştır :)
Ben açıköğretim mezunuyum denemeler sorusuna hiç rastlamadım :D:D Bu kişiyle alakalı bişey kişinin isteği amacı kapasitesi hayata bakışı hepsi etken örgün veya açık ayrımı çok saçma geliyor bana
kusura bakma ama fakülte okuyanın net şekilde farkı az önceki örnekle net şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum..kişisel normların da etkili diyorsun fakat,açıköğretimin her bölümünde ne olursa olsun bu düşünceye sahip olmalısın..açıktan okumak bana göre wikipedia kültüründen marxı öğrenmek gibi..bu yüzden bu ülkenin kültürel standartları her şeyiyle birlikte sınırlı..sizin göreviniz de formel bakış açıları yaratmak,aynı zamanda ötekileştirmeden bireylerin değerlerine sahip çıkmak olmalı...
herzaman ki gibi klasik örgün sosyoloji okuyanların açıköğretimlere karşı önyargılı tepkisi wikipedia kültürü güzel örnek siz örgün okurken sınıfta marx la weberle muhabbetmi ediyorsunuz yani fark nedir ben onu anlayamadım hiç 0.8 puandan benim okulum uzuyor siz hocayla konuşup hallediyorsunuz böyle şeyleri bizde büt yok sizde büt çok yeni sistemden haberiniz varmı bilmiyorumda eskisi gibi aynı sorular sormak basit sorular falan bu bölümlerin açılmasını takiben bitti o devir yani size hoca sınıfta anlatıyor bize hoca videodan anlatıyor bu kadar örgünü abartmaya gerek olduğunu düşünmüyorum tabi ki artılarınız fazladır ama bunu isteyen her kişi rahatlıkla kapatabilir ki o artılar çok çok fazla değil bana göre
Ben de katılıyorum ilkaysal severek geldim bölümüme böyle şeyleri duyunca üzülüyorum haliyle ama bölümümü ingilizce okuyorum ve söylediğin gibi profesörlerin beyninden olabildiğince faydalanmaya çalısıyorum okulumu secerken bile profesör sayısına göre sectim ben her bölümde insanın kendini geliştirmesiyle her şeyin olabileceği kanaatindeyim bu arada Denemeler eseri de Montaigne'e ait güzel bir eserdir :)
Konu nerelere geldi, Marx'ın mektubu üzerinde devam etseydi çok keyifli bir sohbet olabilirdi sanırım. :)
Ve sanırım bu ülkede, sonuç bazında, örgün okuyanla okumayan arasında pek bir fark yok. Her ikisi de iş alanlarında sonuç alamıyor. Eğitimin "dayı" ile ölçüldüğü bu ortamda, hangi prof.'dan ders aldığınızın pek bir anlamı yok. Kültürel açıdan zenginlik katabilir örgün eğitim ama kişi bu zenginliği isterse alıyor. Bu adam, üniversiteyi nasıl bitirmiş, türde insanlar hepimizin karşısına çıkabiliyor, bence önemli olan bu bilgi ve gelişime ne kadar açık olduğun.
- 1
- 2
